14 Kasım 2010 Pazar

BANDIRMA'DA 2.GÜN

Çok az geldi ama , dönüş zamanıdır artık.Yarın iş var. Oğuz evde. Haftasonları evden ayrı kalmak fikri zor geliyor, ama bir şekilde denemem gerekiyordu. Babaannem için hoş zamanlar oluyor bu ziyaretler.Torunlarını ve torun çocuklarını bir arada  görebiliyor. Akşam sohbeti çok güzeldi. Dertleştik biraz. Eski anılardan bahsettik. Babaannem , Halam, Kuzenler, anlattı, hatırladık, gülüştük.. Dedemi de andık.
Tuncay, Elif'le Melisa'ya bir takım kıyafet almış. Onları giydirdik, hatıra fotoğrafları çekildi.
Herkes gittikten sonra, babaannem Avon'dan aldığı, parfümleri, el kremlerini çıkardı ortaya.Şallar ördürmüş bana, Melisa'ya şapka örmüş. Hediye vermeyi çok seviyor. Kendisini ziyarete gelen komşularına, çocuklarına , torunlarına, uzaktan akrabalarına hep verir. Sabah kahvaltıya halama davetliydik.
Bayram sabahı gibi; kalkar kalkmaz babaannem mendil kutusunu çıkardı. İçlerinde bir dolarlarımız. Mendillerimizi verdi, bayramlaştık. Fotoğraflarımızı çektik. Sonra halama kahvaltıya . Tuncay'ın oğluyla bahçede biraz oynadılar, Türk kahveleri içildi, fallara bakıldı. İşte hepsi bu...
Bayram dışında da bu tabloyu sene içinde en azından birkaç kez yaşamak kısmet olur inşallah.




Hiç yorum yok: