25 Kasım 2010 Perşembe

KÜÇÜK DİKİŞ MAKİNAM

Kapalıçarşı'ya gittiğimiz gün bu küçük dikiş makinasını aldım. Alırken, annem her ne kadar da beni vazgeçirmeye çalışsa da ben ısrarla almak istedim. Çünkü ihtiyacım olduğunda, ona götürüp diktirmem bir hayli zahmetli oluyor. "Bu çok uyduruk birşey alma, bozulur," dedi. Tezgahtarda ," ben hep buradaydım, getirin geri alırım" , diye konuşmaya başlayınca, tezgaha bakan diğer çifte annem dönüp, " İyi de biz uzaktayız, bir bunun için buraya mı gelicez, gelsek te sen bu tezgahla tam burada mı olucan" diyince, tezgahtarı bir müşteriden etti. Ben de inatla bu makinayı aldım.
Eve geldim ipliğini değiştirirken, ipin geçtiği yerleri unuttum, tabii ki dikmek istediğim şeyi dikemedim. Ama sonra her ne olduysa, makina çalışmaya başladı. Hemen sökülmüş perdemin uçlarını diktim. Sonra da ne kadar zamandır, Melisa'ya eskimiş pantolonunu kesip çanta yapmak istiyordum. Hatta kesip hazırlamıştım, annem götürüp diksin getirsin diye, ama hep unutuyordu. Onu aldım elime dikmeye başladım.



Hiç yorum yok: