5 Aralık 2010 Pazar

KAKTÜSÜMÜZ ...

Melisa'mı bugün tiyatroya götürecektim. Şehir tiyatrolarının internet sitesinden, vakit buldukça ( geceleri) bilet satın alıyorum. Bugün için de bilet satın almıştım. Bütün hafta da bugünü dört gözle bekledi kuzum. Ama koştura koştura gittiğimiz tiyatronun gişesi, adıma bilet olmadığını söyledi. Meğersem ben, yanlışlıkla cumartesi gününe almışım. Bir gün evvel , bizim haberimiz olmadan, oyun oynanmış, bizim hakkımız geçmiş gitmiş. Melisa çok büyük hayal kırıklığına uğradı. Çok üzüldüm, çook... O an durdu anlayamadı, babasının boynuna sarıldı ağladı. Gişe görevlisinden rica ettim. Gelemeyenler olacaktır, elinizde  sahipleri   gelemeyen , alınmamış biletler var. Oyun başlamak üzere, iki kişi de olabilir, vs.... Yer yok zaten dedi. Anlamak istemedi. Çıktık tekrar geriye döndüm, hırs yaptım. Yine anlamadı. Uğraşmak istemedi. Melisa fazla uzatmadı neyse ki. Hemen yerine birşeyler koyabiliriz dedik. İlk önce sinemaya gidelim dedik. Sonra oyuncak telafisi daha iyi olur diye karar verdik. Birde Koçtaş'ta gezinirken bu minik kaktüsü beğendi.Anne bakıcam ben buna, bunu da alalım. Babam, sen, ben diye benzetme yaptı. Ellerine battı, mağazanın içinde ağladı. Ama yine vazgeçmedi. Odam da kalmasını istiyorum diyip, tekrar eline batmasın diye kitaplığının üstüne koydurdu.

2 yorum:

deepblueeagle dedi ki...

:) ah canım, kıyamam ben ona.

Deli Anne dedi ki...

nedense çocuklar kaktüse büyük ilgi gösteriyorlar, benim oğlum da öyle.. canı yanmasından ödü kopsa da kaktüsten vazgeçemiyor.. güle güle üyütün diyeyim kaktüs için..gönlü hoş uyumuş ya önemli olan o