29 Ocak 2011 Cumartesi

DÜN ZORDU ! BUGÜN NERDEYİM BEN ! YORUM YAPAMIYORUM ! TATLI SON !



Telgraf memuru  karşısında Mario'nun cesede dönmüş halini görünce dayanamadı, ozanın mektuplarını eline tutuştururken onu bulabildiği en gerçekçi yolla avuttu: "Beatrice şimdi çok güzel ama elli yıl sonra yaşlı bir kadın olup çıkacak. Bu düşünceyle avut kendini " İl postino filminden....
Cumartesi sabahları gökyüzü fotoğrafı çekmek hoşuma gidiyor. Bulutlu ve arkasında ki coşkulu güneşi seviyorum.
                                                         **********************
Dün çok zor bir gündü benim için. Şimdi anlatıcam ve anlatırken yine olayı yaşıyacağım, ama bu olayın yazılı kalmasını istedim. Şirketten bir arkadaşımın, ilkokul 1. sınıfa giden oğlu karnesini alıcak, annesi onun yanında olmak istiyor, ama şirketten kimse onu okula götürmek için niyetli değil.O kara kara düşünürken , ben de başlıyorum kara kara düşünmeye. Ehliyetim yokken , ne de sıkıntısını çekmiştim. Neden götüren ve onun o gün sevincine sebeb ve ortak olmayayım diye düşündüm. Yola çıktık. E5 'te en sağdan gidiyorum, 1 km sonra sağa dönücem, önümden arkamdan, solumdan kamyonlar geçiyor. Arkadaşım , bu kamyonlar da birşey var , dikkat et demeye kalmadı, ortadan giden kamyon arka sol köşeye çarptı ve beni sürüklemeye başladı. Sağda ki korkuluklara çarpmamak için zor toparladım arabayı. Ben toparlamaya çalışırken kamyon beni halen sürüklüyordu. Sonra ne olduysa bıraktı ve ortadan gitmeye devam etti, 100-200 mt. sonra yavaşlayıp, sağa çekip durmaya başladı. Şok halinde gittim arkasında durdum. İndi yanıma geldi. Niye çarptın bana diye sordum. Hata yapmadım ki, neden çarptın bana diye sorup durdum. " Kaza oldu olur böyle şeyler" dedi. "Beni görmedin mi" "Gördüm aynadan, hatta sinyal verdim sağa geçmek için"dedi. Bu arada diğer arkadaşları da geldi. Sürü halinde bir yere gidiyorlarmış anlaşılan. " Geçmiş olsun abla, korkma bak sana birşey olmadı " "Ben de az evvel kaza yaptım, kadının arabası önümde 3 takla falan attı " dedi. Ben şoka girdim o an. Arkadaşıma ne yapıcaz şimdi, şirketi arayalım, fotoğraf çekelim diye konuşuyorum, ama ne telefonu kullanabiliyorum, ne fotoğraf çekebiliyorum. Tutanak tutulacak diyorum, biz parasını verelim , kaçalım abla diyorlar. Bir far kırıldı, birazda pasta cilalık bir iz. Olmaz dedik, sigara ikram etmeye çalışıyorlar. Biri gelsin şirketten dedik, konuşamıyorum. Sadece düşünüyorum, ben bu arabayı nasıl toparladım, ya oto korkuluğa çarpsaydım burnunu , araba dönerdi ve ben o an E5'te dönerdim, arkadan gelen diğer araçlar bana çarpardı.... Böyle konuşuyorum. Şoförler, abla sen şoka girdin, su iç, al bir sigara iç diyip durdular.
Bir yandan, arkadaşımın heves edipte gidemediği tören için söylenmeye başladım. "Göksun, çok üzgünüm,  ama gördün benim bir hatam yok" o da bana " Bilerek yaptılar zaten " dedi. Ben bir daha şoka girdim. " Anlamıştım ve sana söylemiştim, bu kamyonlara dikkat et diye" dedi. Ucuz atlattım, verilmiş sadakam varmış, her arabaya bindiğimde ettiğim dualar bence beni korudu. Neyse şirketten geldiler, orada onlar konuştular olayı çözdüler. Ben de bir kenarda çözülmeye çalıştım.
***********************
Bu Cumartesi, şirkette bölüm nöbeti bende, işim yok, ama gelmek mecburiyeti var. Oturduğum yerin ışıklarını açmadan saatlerce oturdum. İzlediğim blogları bilgisayarımdan okumaya başladım, ama yorum yazımına izin vermedi sistem. Nasıl üzüldüm. Normalde küçük bilgisayarımı alıp, arada bir girip ondan takiplerimi yapıyorum. Bugün de, nasıl olsa öğlen evde olucam diye, yanımda getirmedim. Nasıl pişman oldum anlatamam. Şu an sanki, bloğum benim ilk dereceden sorumluluğum ve ardından, tüm izlediğim blogları okumak ikinci dereden sorumluluk ve yorum yazmamda şart. Çünkü izleyipte bende iyi hisler bırakan herkese duygularımı ifade etmeliyim. Nasıl bir bunalımdır yarabbim. Okuyupta yorum yazamamak. Halbuki ben blog yazmadan önce , birkaç takip ettiğim bloğa bir kere olsun yorum yazmamıştım. Yorum yazılması gerektiğini bilmiyordum. Ama şimdi, emeğine saygı duyuyorum diyip okuyup düşüncelerimi yazmak istiyorum. Bazen vakit olmuyor. Zaten sınırlı zaman, dakikalarla yarışıyorum. Sadece okuyorum, ama mutlaka her izlediğimi okuyorum. 

Yorum yazamayınca , hadi dedim, gidip ihracat yüklemelerini izleyeyim, müşterilerimin yüklerini bulup inceleyeyim, ambajları sağlamlı, hep hayal ettiğim paletleri bir de yakından göreyim. Halbuki, sıcacık evimde kızımın yanında olup, atölyemde resim yapmak, ya da yarım kalan kitaplarıma devam etmek, bir film izlemek varken. Ben neredeyim. Neden . neden....nedenler gitti geldi yine !
   Masamdan gözüken aydınlık bölüm. Bu arada uğur böceklerimi öpüşür vaziyette kim koymuş :)

İşyerim, Kayışdağının eteğinde... Öyle hadi sıkıldım, bugün yemeği aşağıda ki restaurantta yiyeyim  ya da arka sokakta ki kafeye gideyim, çıkıp alışveriş yapayım gibi bir lüksümüz yok.
                                                   ************************
En büyük keyfim, evde arkadaşlarımı ağırlamak. Sevgili arkadaşım www.dideminguncesi.blogspot.com'i bir iki haftadır göremiyordum. Bu akşam için davet ettim. Annem de bizde . O da heves etti, fırında tavuk yapmak istedi. Bu görüntü benim çok hoşuma gidiyor, Çıplak tavuk :) Favori menü; pilav, soğan halkası, patlıcan salatası ve birkaç şey daha...
 Bir de Cumartesi akşamını tatlı tatlı bitirelim diye, bu hazır tartı yaptım. Normalde üzeri hafif çıtır olup, içi yumuşak olması lazım, ama ben yanıcak diye erken çıkardığım için dışı da hafif yumuşak oldu.
 En güzel yanı sohbettimizdi. Sevdiğin arkadaşında sohbet paha biçilemez. Bir sürü de film aldım onlardan. İzledikçe paylaşacağım.

15 yorum:

deepblueeagle dedi ki...

ne dolu bi yazı bu. :)

bu gökyüzü fotolarınızı seviyorum.

küçük kazanız için de geçmiş olsun. arkadaşınız da yetişemedi sanırım. ama oluyor işte hayat bu.

blog yorumu da geçici olmuştur. sahiden de yazmak da okumak da yorumlamak da keyifli. ve evet zaman alıyor. ama işte, sevdiğimiz ilgi alanlarına zaman ayırmak gerekiyor. yapılacak bi dolu güzel de şey var hayatta. menü geniş ve seçim yapmak durumundayız.

evet işyeriniz uzakmış. olsun onun da iyi yanları vardır. iyimserlik iyidir.

yemek ve tatlı da güzelmiş. güzel yemek güzel sohbet olmuştur.

ve iyi filmler.
:)

öpüşen uğur böcükleri de pek sevimli.
:)

Yeşim dedi ki...

Canım büyük geçmiş olsun, Allah korumuş seni. Trafikte bayan sürücülere yapılan tacizin bir cezası olmalı artık. Bu magandalara hak ettikleri ceza verilmeli.
Fotoğrafın da tam benim yazıma görsel olacak kadar gri ve güzelmiş :)
Yorum yazmakla ilgili aynı sıkıntıları zaman zaman ben de yaşıyorum. Mesela şu an Miya kucağımda ve ben tek elimle yazıyorum bu yorumu ;)
Hafta sonu çalışmak her bayanın kabusudur o konuda sana hak veriyorum. Günün yine de güzel bitmiş :) nefis bir yemek, tatlı ve muhabbet iyi gelmiştir.

mon clementier dedi ki...

cok gecmis olsun o kadar gercek anlatmissin ki hizli hizli okumaya basladim sonunda ne olacak diye diye cok cok gecmis olsun tekrardan

Blogun cok guzel ben acikcasi senin eski postlarindan bazilarini okuyup yorum birakmadim ama kapalicarsi postun cok guzel Bende kapalicarsiyi cok severim ,kizlarimda ...
Buyulu orasi..

Leylak Dalı dedi ki...

Zeynepcim,
Çok geçmiş olsun. Şükür ki hafif atlatmışsın daha kötü şeyler de olabilirdi. Bu koca vasıtalardan çok korkarım ben. Karlı bir kış günü Köroğlu Beli'nde koca kar küreme aracı üstümüze bilinçli kırıp bizi uçuruma sürüklemişti de son anda işaret direğine çarpıp durabilmiştik. Hafif psikopat mı oluyor bunların sürücüleri anlamıyorum. Allah bir daha böyle şeyler göstermesin, bununla geçmiş gitmiş olsun.
Güzel bir Pazar diliyor sevgiler yolluyorum. Ankara'da lapa lapa kar yağıyor...

Nihan SARI dedi ki...

cxanım çok geçmiş olsun. şu kamyon şöförlerinin rahatlığına söyleyecek birşey bulamıyorum. ama bırakmamakla iyi etmişsin. yıllar önce direksiyon başında uyuyan bir şöför yüzünden annem babam ve kardeşim bugün hayatta olmayabilirdi. arabada ben yoktum. Allah onları bana bağışladı. yaşım küçüktü. o gün onlara birşey olsaydı bugün kendimi düşünemiyorum bile:(( cahiller ve seviyeleri çok düşük:((algıları zayıf.hepsi değilse bile bir kısmı öyle ne yazıkki.

nöbet zamanlarında kitaplarını okuyabilirsin yada çizim yaparsın belki.bilgisayarında film
izleyebilirsin. :))

kuzunu karnesi için kutlarım. fotoğrafınıza bakınca kendi annemle durumum aklıma geldi. benim annem de senin gibi kara kaşlı kara gözlü,ben açık tenli ve sarışındım. saç rengi yıllar geçtikçe koyulaşıyor. sen ve kuzun da öylesinişz.:))))))

bazen sana yorum gönderemiyorum,yorum kısmın açılmıyor.bazen benden yorum alamazsan bilki bu yüzden.:))

hüznün tadı dedi ki...

Çok geçmiş olsun Zeynep. Sanırım kadın sürücü olmanın bedelini ödedin. Ucuz atlattığına sevindim. Neyseki günü arkadaş sohbeti eşliğinde hoş lezzetlerle tamamlamışsın.

Elifinelizi dedi ki...

canım büyük geçmiş olsun .Allah korumuş gerçekten. arkadaşın çocuğunun sevincini de görememiş yazık:(
bende son çalıştığım yerde paletler ihracat ve cumartesi krizi yaşıyordum . İnsan sinir harbi oluyor orda olmak yerine olmak istediği yeri düşününce . Ehh ne diyelim sağlık olsun.
blogun en güzel yanıda bu olsa gerek yorum yazmak yada okumak herşey paylaşıldıkça güzelleşmezmi zaten.

Buket dedi ki...

Zeynep,sanal arkadaşım , ilk olarak gökyüzünü görünce kapkara da olsa nasıl beğendim,bilirsin belki çok severim herhalini.Ama sonrasını okuyunca yaşadıklarını çok iyi anlayabiliyorum.1 ay önce bende aynı şekilde İzmitte kaza geçirdik.Bariyerlere çarpıp döne döne durmuştuk.Sonrasında hiçbiryerimize bişi olmadı ama çok korkmuştuk.Büyük geçmiş olsun.
Sonrasında sohpetler,tatlı çok güzel.yaptığın tatlıyı merak ettim,güzel mi tadı?
kızını öp benim için..

Burcu dedi ki...

çok geçmiş olsun Zeynep yaşadığınız kaza için ...
ben de senin gibi düşünüyorum her gün herkesi merak ediyorum ne yazdı nasıl ne yaptı acaba diye ne okudu ne izledi dediğin gibi yorum yapmadan da geçemiyorum açıkcası :)) dostlarla vakit geçirmek her zaman mutluluk verir sevgiler canım :)

özlemköse dedi ki...

Çok büyük geçmiş olsun donup kaldım okuyunca,nasıl insanlar nasıl bir cahillik..aklım kanım almadı..

Ayla dedi ki...

Çok geçmiş olsun,ben o durumda olsaydım herhalde hiçbirşey yapamaz, kitlenir kalırdım. Allah daha büyük kazalardan korusun.Ayrıca gökyüzünün fotoğrafına bayıldım

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Zeynepcim başından geçenlere çok üzüldüm,korkunç bir olay ,daha kötüsü olabilirdi, Allahtan tecrübeli davranmışsın.Çok çok geçmiş olsun...

Tuna dedi ki...

Çok çok geçmiş olsun Zeynepcim.Duaların seni hep korusun.Ucuz atlattığına sevindim.. :))

Didemin Guncesi dedi ki...

Seninde sohbetin paha biçilmez Zeynepcim. Her hafta görüşemezsek özlüyorum sohbetlerimizi :)

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Deep, Gökyüzü ve bulutların benim için yeri çok başka. her zaman uzun post yazamıyorum. Aslında işleyecek çok konu var, ama sadece not alabiliyorum. Günlük gibi tutmayı tercih ediyorum şimdilik. Hep polyanacılık oynayarak geçiyor hayat aslında.
Yeşimcim; bugün aklıma geldi, ben neden trafik polisi çağırmadım. Belki de onlar mimliydi. Çünkü sağ şeritte giden bir arabaya neden vurulsun ki.
Mon clementier; ben de sızlerın eskı postlarına donup bakıyorum hızlı hızlı. ama yorum yazmaya her zaman fırsat olmuyor. Kapalıcarsının ruhu hep evımızdeydı. babam orada calısıyor.
Leylak dalı ; buyuk arac kullanan soforler, bellı bır meslek edınememıs, sadece ehlıyetı olan ve ılkokul terk, bır cok kompleksı olan ınsanlar maalesef. Ben uluslararası naklıye fırmasında calısıyorum, gercı muhatap olmuyorum satıs ve pazarlama bolumundeyım, ama algıları kıt, ıletısımı zor ınsanlar. bu yuzden psıkopat olmaya cok meyıllıler.
Nihancım, böyle bir kazayı atlattıgınıza cok uzuldum. hatırası bıle kotu. umarım hayatınızda kı en kotu hatıranız bu olur. Kara kas, kara goz lafı cok hosuma gıttı. benım aslında gozlerım ela, hatta bırı yesıl gıbı. yanı kedı gıbıyım ben. yorumla ılgılı benımde sorunum var. onızleme yapınca yorumu kabul edıyor bazen. hanı dogrulama yap dıyor, onu degıstırmeye calıstım, ıstemesın dıye bulamadım ama.
hüznün tadı; evet bayan olmanın bedelı, bu ulkede bıraz agır odenıyor.
Elifcim, cumartesi ve ihracat, işte butun mesele :)
Buketcim, ben aslında bu puf puf kara ve gri bulutların ardından gozuken gunes ısıgını sevıyorum. karanlıgı degıl. ama bır bakıma negatıflıkten pozıtıflıge acılan kapı...
bende ıste oyle donmek uzereydım, eger burnumu barıyere carpsaydım, zor kontrol ettım. yasadıgın sey cok kotuymus. gecmıs olsun sanada. tatlı cok guzel, tavsıye ederım. sen de yap.
Burcucum, paylastıkca dostluklar artıyor ve mutlulukta
Özlemcim, sofor sınıfı maalesef cahıl. %99'u.
Aylacım, aslında bende kıtlendım . Konusmak ıstemedım, o soforlerle, sırkete yakın bır yerlerdeydık, bırılerını cagırdım, onlar konustu.
Natalicim, tesekkur ederım. umarım kolay atlatmısımdır... daha araba kullanmadım bakalım
Tunacım; tesekkur ederım. Duasız olmuyor, ınanıyorum , koruyor.
didemcim, biz artık iki kızkardeş gibiyiz. senden mail ya da telefon alınca çok mutlu oluyorum. Tabii karsılıklı sohbetın tadına doyum olmuyor.