7 Ocak 2011 Cuma

Yeni yüzüklerim...Şiirsel bir hava "Il Postino" Pablo Neruda...Eski defterler

Cumartesi sabahı ;(Dün gece bir yeni sayfa açıp bıraktım, oradan devam ettiğim için tarih cuma çıkmış, yeniyim ! )Sabah uyanır uyanmaz dışarıya bakıyorum. Sanki yeni birşey görücem :) Güneşli bir hava, arabaların üzeri buzlanmış. Durum raporunu çıkardım. Bugün Melisa da isterse dışarı çıkabiliriz. Hafta içi Kadıköy'de bir görüşmem vardı. Sonrasında, hadi biraz etrafa bakınalım dedim, sokakların arasında bir dükkan . Herşey 1TL. Bakmayalım oraya uyduruktur dedim.  İçeri girer girmez , böyle küpe arıyordum  dedim, hop sepete... Çok güzel yüzüklerde vardı , bunları seçtim kendime. Moskova'da yaşayan peri Noni'nin bu ay ki çekilişini de kazanamadığım için hediye almam gerekiyordu kendime...Bekle bekle nereye kadar:) Mor taşlı olanın taşları öyle bir parlıyor ki, şirkette bu ne taşı diye ilgi uyandırdı. Sabah kahvem, yaptım, yüzüklerimi taktım, kızım uyanana kadar keyif yapıyorum...


Bu arada bu havanın şiirselliğinden, aklıma Pablo Neruda geldi, Postacı filmi. Hani kendisine mektup taşıyan postacısı, Neruda'nın evi, o köy sıcaktı, görüntüsel olarak şu anla aynı, ama bu şekilde ayaz görmüşmüdür o ev??... Şiirseldi herşey o filmde. İki kere sinemaya gidip izlemiştim. Etkilenip 2. kere gittiğimde hoşuma giden sözleri not alıp, bu film için bir defter açmıştım. O defteri çıkardım şimdi. Neler yazmamışım ki...
Defterin tarihi 23 Nisan 1996. ( 22 yaşındayım )Böyle eski bir deftere bakmak her zaman duygulandırıyor beni. Kısa kısa cümleler , ay okudugum kitapların listesi, birilerine kızmışım, sevinmişim, hoşlanmışım duygularımı yazmışım, yine birşeye takılmışım, buhranlı bir şekilde sayfalarca, satır satır "cuma günü, cuma günü" yazmışım, daha neler yok ki...

 Defterin arasında da bu eskizimi buldum.
Buhranlara girmeden, suyun yüzüne tekrar çıkıp, filmden o şiirsel satırları paylaşmak istiyorum sizinle ve yazarkende o günleri tekrar yaşamak , ve en kısa sürede netten tekrar bu filmi indirip izlemek. Bu arada atlamadan, bu filminin bir kitabı var ( Antonio Skarmeta/Neruda'nın postacısı) , hem de asıl roman var (Antonia Skarmeta/ Ateşli Sabır). Rahatlıkla filmi izleyip sonrasında kitabını okuyabilirsiniz, çünkü izleyip okuduktan sonra görseller gözünüzün önüne gelince filmi defalarca yaşayabiliyorsunuz.
Film hem ince esprilerle dolu, hem romantik, hem postacıya gel bana aşık ol diyorsunuz... İzleyin mutlaka.


Kitaplarda bunlar...

9 yorum:

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Zeynepcim bu kitaba ve filme değinmen o kadar iyi olmuş ki,İl Postino benim çok sevdiğim hatta dvd'sini alıp zaman zaman izlediğim çok değerli bir eserdir.Ayrıca Ateşli Sabır adlı kitabı da var okudum fakat diğerini bilmiyordum şimdi sayende öğendim onu da bulunca alacağım.Ben de en azından filmin içerisindeki incelikleri kaçırmadan mutlaka izlenmesi gerektiğini düşünüyorum...Pablo Neruda gibi değerli bir şairi de anmış olduk...Bu arada yüzüklerini de güle güle kullan...Mutlu haftasonu !

hüznün tadı dedi ki...

Filmi biraz sonra izleyeceğim. Yüzükleride çok beğendim. Bilhassa siyah beyaz olanı. Çok gizemli duruyor. Sevgiler...

Leylak Dalı dedi ki...

Ateşli Sabır kitabı ve Il Postino filmi hani başucu derler ya o türden kitap ve filmlerim arasındadır. Herkese tereddütsüz öneririm film ya da kitap adı sorduklarında. Sen yazdın ya şimdi ben de filmi izlediğim güneşli Antalya gününü hatırladım. Ya filmdeki kızın güzelliği neydi, postacı rolündeki oyuncu da film çekimlerinden sonra ölmüştü galiba öyle anımsıyorum. Haklısın kitabı tekrar okumak gerekli.
Yüzüklerini keyifle kullan, bu arada "Baykuş Gözüyle", yine bir ortak noktada buluştuk seninle:))
Sevgiler...

Nihan SARI dedi ki...

Zeynepcim,
ne güzel eskizmiş çizdiğin.kitapların da öyle.

kartın dün akşam elime geçti. mor renk düşmüş payıma. çok severim. bir de üstünde parlayan bir kırmızı kalp vardı.:)))harikaydı.çok teşekkürler.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Natalicim, Ateşli sabırı birlikte almıştık seninle, hatta bu filme ya birlikte gitmiştik, ya semrayla diye hatırlıyorum.

Sevgili Leylak dalı :) Baykuş gözüyle , biz çok eski arkadaşız, ve bizimde çok fazla ortak noktamız var. Sizin yazılarınızdan da çok etkilendim, sizde de kendimden çok fazla şey gördüğüm için severek takip ediyorum. Daha nice ortak noktalara...
Her iki kitabıda altını çizerek okumuşum bu gece altı çizili yerleri okuyacağım.

sevgili Nihan, ilk senin kartın ulaşmıştı elime, çok mutlu olmuştum. Siteni yakından takip ediyorum, sende çiziyorsun, ne kadar keyifli... Postalar çok geç ulaşıyor. bir daha ki sefere etkinliklerde kargo kullanacağım...

Hüznün dalı, motiflerime benziyor o yüzük, o yüzden çok severek aldım. Umarım filmden keyif alırsın.

francesca mckennitt dedi ki...

Orası Uzakışıklar olmasın :)) Kitaplar çok güzel, okuyunca yazarsın bize de :)

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Francesca, kitapları okumuştum. Kitapları genelde altını çizerek okurum. İkinci defa okuycam ama, sadece çizili yerleri. İlk önce filmini izleyip sonra, kitapları okuyabilirsin. Doyamıyorsun zaten.

Çileksuyu Sibel dedi ki...

Zeynep'cim ben kocaman yuzugunu pek begendim,gule gule kullan...film de ne zamandir listemde,saol hatirlattigin icin..

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Çileksuyu, o koca yüzük, şu an benim favorim, filmi indiriyorum, tekrar izleyeceğim, haftasonu benim için şiirler yazan,bir sevgilim olucak , sadece birkaç saatliğine ;)