23 Şubat 2011 Çarşamba

SÜTÜNÜ KEDİ GİBİ İÇMEK...

Bizim tatlı cadının defterinde bir not. Bugün Melisa epey coşkuluydu. Belki kendi anlatmak ister.
Akşam evde ;

" Melisa'cım bugünün nasıl geçti, yaramazlık gibi şeyler yaptın mı?"
" Evet, sütümü kedi gibi içtim, sabah kahvaltısında ..."
" Nasıl yani...?"

Elini bardak yapmış, o küçük dilini çıkarıp, nasıl içtiğini gösteriyor.

" Melisa , doğru birşey mi sence bu davranış."
" Değil, öğretmenim beni küçüklerin masasına oturttu zaten."
" Peki öğretmenin seni, bu davranışın için uyardı mı "
" Evet uyardı."
" Peki kaç defa uyardı"

İki elinin parmaklarını göstererek, çok olduğunu ifade ediyor. Ben bu olay karşısında kendimi gülmemek için zor tutuyorum. Biraz anlıyor gibi, fırlamalık yaptım, ama hoştu derdi gibi bakıyor. Nee... yapıp , ellerini iki yana açıyor. Ne var bunda dermiş gibi.

"Melisa'cım, bir kere yapmışın, öğretmenin seni uyarmış. Burada önemli olan yaptığın hareketin yanlış olması değil, öğretmenin yapma dedikçe senin devam ettirmen . Biz sana söz dinlemen gerektiğini vurguluyoruz." ..ciddiyetimizi anlasın diye ... " Öğretmeninin yüzüne nasıl bakıcam ben şimdi, öğretmenin diyecek ki, Melisa'nın annesi ve babası, çocuklarını güzel eğitmiyorlar ki Melisa söz dinlememeye devam ediyor. Biz bir daha öğretmeninden bir şikayet duymak istemiyoruz ."
" O zaman ödüllendirecek misiniz beni "
" Söz dinlemeyi öğrenmezsen, bazı süprizlerinde eksiltme yapmayı düşünüyoruz. Mesela Çikolata, daha az yemeğe başlayacaksın"

Bugün okuldan ben aldım. Öğretmenin yanında bana," annem bir daha sizden şikayet duymak istemiyor , yoksa bana kızacak" dedi.  " Evet sende buna uygun davranacaksın Melisa  dedim.
Öğretmeni , defterine not düşmüş. "Bugün Melisa her zamankinden daha kontrollüydü" , diye.
Utandırma demek işe yaradı.
Bir de itiraf ediyorum, " Sütünü, mutfakta yerde tastan kedi gibi mi içmek istersin " dedim. Hoşuna gidip güldü, ama sanırım bazı mesajları aldı.

15 yorum:

deep dedi ki...

:):):)

Dilek dedi ki...

onlar çocukluklarını yapacaklar tabi ki:) ama gerçekten önemli olan bunu konuşunca o davranışın yanlış olduğunu anlayıp bunu yapmayı bırakmaları... Ama bazen küçük yaramazlıkları da görmezden gelmemiz gerekiyor sanırım:))

Tibetin annesi dedi ki...

bazı yaramazlıkları o kadar tatlı oluyor ki, insan kızamıyor hiç. hem böyle tatlı surata nasıl kızarsın :)))))

Sihirli Günce dedi ki...

Minik bir kedicik o annesi..ne varki bunda :)))

Meyra dedi ki...

çocuk işte:)) ama önemli olan yönlendiren anne ve baba sen harika bi annesin bence, kızında çok tatlı:) melisa mesajı almış sorun yok..

elif-kayra dedi ki...

:))))
dersini almış,ama olsun o an içinden öyle gelmiş.

Defne Soysal dedi ki...

Ah bu küçük şeyler, ne tatlılar. Bu taktik çok iyidir. Ben annemden, çocuklarım da benden "Bu yaptığını görenler anne babası hiç terbiye vermemiş derler bizi ayıplarlar" taktiği en işe yarayanıdır.Tecrübeyle sabit.

MAVİANNE dedi ki...

çok şeker maşallah
nasıl tatlı ya
biraz da yaramazlık yapma hakkını kullansın çocuklar
çok bunaltıyoruz çokkk
sevgiler

inci çiçeği dedi ki...

ne hoş yaramazlıklar bunlar ama, çok şeker allah bağışlasın, bu arada blokunu severek okuyorum, ama ödül sırasında insanın gözünden kaçıyor:))) sevgiler....

Deli Anne dedi ki...

Ah be bu kuzucuklar yok mu.. Ne de güzel maşallah! Ya ben yaşarken kızıyorum Selim'e ama hatta aynı şeyden kızmışlığım var lakin uzaktan okuyunca da -e bu çocuk daha ya, eğlenebilir arada- diyorum.. benimki de bitmez bir çelişki.

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Tatlı cadı yine yapmış yapacağını annesi :))

özlemköse dedi ki...

Zeynep Ablacım
Fikrim sorulmadan tavsiye vermemeyi öğrenmem gerek ama söz konusu Melisa olunca kendimi tutamadım..Birincisi, okul bu gibi durumlar için var; okul kavramını var eden şey sosyalizasyon dediğimiz bireyin sosyal becerilerini ve topluma uyum becerisini kazandığını düşündüren yer olması..Yani bu konuda öğretmenlerin beklentilerini düşürmeyi (evde öğrenip gelsinler, aileler ilgilenmiyor...gibi bir yanlış inanç var şu ara...)ve ailelerin suçluluk duygusunu azaltmasını seanslarda hedeflerim ben.Hakikaten o zaman yol kat edebiliyoruz çünkü çocuklarla çalıştığımız her konu büyüklerin o sorunu nasıl algıladığı ile ilgili aslında..

Utandırma yöntemi de görece iyi bir yöntem olmakla birlikte birtakım sakıncaları da var..Mesela kendimden örnek vereyim, çocukken annem bize misafirliğe gitmeden önce "Sakın bizim yüzümüzü kara çıkarmayın" derdi ve bu cümle oradaki "kara" vurgusu, benim o çocuk bedenime o denli bir yük yüklerdi ki, düşünsene bugün bile hatırlıyorum (bir de akrep burcuyum neyazıkki :)). Bunun en büyük zararı, insanların iç denetim odaklı olmak yerine dış denetimli bireyler olması, yani toplum ne der kaygısının kendi benliğinin ihtiyaçlarına galip gelmesi olarak ortaya çıkabiliyor.

Önemli olan verdiğimiz ceza ya da ödüllerin çocukların olumlu davranışı içselleştirmesini sağlayacak şekilde olmalı, dış kaynaklarla güdülenmemeli olumlu davranış.

Buket dedi ki...

of tatlı cadım benim:))
bazen çocukların o enerjisini nasıl yavaş yavaş alıyoruz diye düşünüyorum..

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Ne kadar incesin. Ne kadar duyarlısın ki, benim için uzun uzun doğruyu
yazmışın, beni uyarmışsın. Konunun bu noktasını hiç düşünmemiştim.
Aslında ne anlama geldiğini çok iyi biliyorum. Benim de çocukluğum ,
başkasının düşüncesinden banane olarak geçti Özlemcim.
Konu komşu ne derse desin, derdim.
Sen çok tatlı bir insansın... Çok teşekkür ederim.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Dilek ; Bende hangi birini görmezden geleceğimi şaşırıyorum :)

Tibet'in annesi ; zaten o masum yüzleri bizi frenliyor di mi:)

Sihirli Günce ; evet her ever bir kedi lazım :)

Meyracım; Umarım mesajı almıştır.

Elif-Kayra; zaten her aklından geçenleri yapıyorlar, bende öyle olmak isterdim, ama olgunlaştıkça ortama göre davranmayı öğrenecek.

Defnecim; Bende doğru yaptığımı zannediyordum, ama bak özlem köse,Texas universitesinde Çocuk ve Aile terapistliği okuyor, onun yorumunu oku istersen, biraz ölçülü ve dikkatli olmak gerekiyor sanırım. Aslında epey faydasını gördüm ama, bundan sonrasında dikkat edicem.

Mavi Anne; ben de haklarımı kullanmak istiyorum :))

İnci Çiçeğim; hiç önemli değil. Bende seni severek okuyorum.

Deli annem ; hep bu çelişki içindeyim, aslında ruh haline göre verdiğim kararlarda değişiyor.

Natalicim; Melisanın vukuatlarını yazmakla bitmez... Uzun yazmaya vaktim olduğunda o gün ne olmuşsa onu yazıyorum. Hatıra kalsın cimcimeye.

Buketcim; sende tatlı bir cadıyla uğraştığın için beni yakınen anlayanlardansın.