22 Mart 2011 Salı

UĞURBÖCEĞİ MİSALİ KALBİM !

Duy Huynh

Uzun zamandır , birkaç aydır, sürekli bir kalp çarpıntım vardı. Yorgunluk had safhada. Aşırı ve ciddi bir stres, işyerinden kaynaklı. Uykusuzluk, geç yatıp kitap okuyayım, film izleyeyim, blog yazıp takip edeyim, derken , benim uğur böceklerinden biri kalbimin içine girmiş. Arada bir kanatlarını açıp çıpınca, kalbimin atışı farklılaştı.:)
Doktora gitmeyi hep erteledim. Zannettim ki kapakçık problemim ilerdi. Şimdi bir de kötü bir haberle karşılaşırsam, nasıl baş ederim. Gerçi şirket doktorum, ondan olduğunu düşünmüyorum dedi. Doktorlardan bu süreçte randevular alındı. Hep erteledim. Neyse, geçen hafta şirkette yaşadığım tatsız bir olay, bardağı taşıran son damla oldu. Sürekli koşar vaziyetteyim, ağlayıp bağırmak istiyorum. Telefon çalıyor, kim çıkacak karşıma, hangi sorun için yine nefes tüketeceğim, ya da aklıma birşey geliyor, kalbim sanki koşarken şarkı söylemeye çalışırmış gibi, atmaya başlıyordu. Hemen randevu aldım. Ekom çekildi, çok şükür bir ilerleme yok. Holter takıldı, bir sürü test yapıldı. Trioidler, kolesterol, magnezyum, kalsiyum, aliminyum :), çinko :) derken. Sadece kolesterol ve karaciğerle ilgili birşeyler yüksek çıktı, ama onlarla şu an için ilgilenilmedi, 1,5 ay sonra tekrarlanacak testlere göre birşeyler yaparız dedi doktor. Bu arada Taşikardim varmış. Bir ilaç verdi, bu ilacı uzun bir süre kullanacak gibiyim. Ama çok iyi geldi. Bugün ilk defa kalbimde çarpıntı olmadı. Normale döndüm. Sanırım o uğur böceği kalbimden uçup gitti :) yada öyle uç uç böceğim şarkısının çalmasını bekliyor. Bir sakinlik çöktü ruhuma ve vücuduma. Çok rahatladım. Bugün Holter sonucunun fakslanmasını istedim. 24 saatlik ölçüm sonucu  kalbim en düşük 56 , en yüksek 142 atmış. Holter takılı olduğu gün ben işe gitmedim. Çok yorgundum. Aslında doktor eskisi gibi hayatına devam et bu sürede demişti ki, hiç sinir bozucu bir olay olmadan yaşadığım bir gündü bu ölçümün yapıldı zaman.

Şirket doktorumuz, hafif meşrep birazcık püsküllü bir depresyonda olduğumu da söyledi,ya hap yazıcam ya da akupunktur yapıcaz dedi. Akupunkturu seçtim.2 ay haftada bir gün yapacağız.  Çin nabzıma baktı. Yaşam enerjim bitmiş :P. Akupunkturun ilk seasından sonra nabızdan baktı yine, enerji toplamaya başladın dedi. 

Henüz Taşikardiyle ve akupunkturla ilgili fazla birşey araştırmadım. Şu an yüreğimde çırpınan bu kanatları sakinleştirmekle meşgulüm.

Hayat şeklimi değiştiremeyeceğime göre, doktorumun tavsiyesi, haftanın 3-4 günü 15-20 dakika yürüyüş, ya da yürüyüş bantı, bisiklet ya da steple, vücudumun endorfin salgılamasını ve stresle başetmesini sağlayıp , bu şekilde bu uğurböceği kalbimin kanat çırpma sayısını 50'lere düşürmek.
Benden şimdilik bu kadar iyi geceler.

12 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Zeynepcim çok geçmiş olsun. Umarım ilaçlar ve akupunktur iyi gelir. Uğur böcekleri kalbinde değil gökyüzünde uçup şans getirsin sana. Bak bahar da geliyor ufaktan ufaktan, herşey iyi olacak göreceksin. Kocaman sevgiler yolluyorum hem sana, hem kalbine...

Banuca dedi ki...

Geçmiş olsuuun... Ah bu stres yok mu, özellikle iş hayatının stresi, insana ne rahatsızlıklar yüklüyor, maalesef.... En güzel ilacı, imkanları zorlayıp biran önce emekli olup benim gibi dağın başına kaçmak :))

laleninbahcesi dedi ki...

Zeynep çok ama çok geçmiş olsun...Stres tüm organların çalışmasını etkiliyor.Ne kadar uzak durabilirsen o kadar uzak durmalısın yoksa bizi yutuyor.
Banu doğru demiş, stresten kurtulmak için dağa kaçmak gerek...

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Zeynepcim tekrar çok geçmiş olsun,bu yaramaz uğur böceği ziyaretini tamamlayıp başka diyarlara uçsun artık:)Hepsi geçici şeyler olsun,hiçbirşey için telaşlanma onlar yoluna girer sen üzüntünle kalırsın...Seni burada görmeyi özlemiştim blogunun açılmasına sevindim,gerçi arada kaybolup ,geliyor belli değil ne olduğu...Yüreğinde hep güzel şeyler taşıman dileğiyle...

Ayla dedi ki...

Çok geçmiş olsun tekrar yazmanıza sevindim,Bana yazmak terapi gibi geliyor o yüzden sıklaştırdım yazmayı belkide size de iyi gelir.

hüznün tadı dedi ki...

Zeynep çok geçmiş olsun. Sağlığımızı biraz ihmal ediyoruz hepimiz. Canımıza tak demeden doktora gitmiyoruz. Aman kendini ihmal etme.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Hepinizwe bu güzel değerli dilekleri için teşekkür ederim.
sevgilerimle.

Buket dedi ki...

canım hiç merak etme,hepimizde var bu sorunlar,zamanın hastalığı..iş,güç,stres,birazda yatkın bir kişiliğin varsa kaçınılmaz son.tam 1 yıldır antideprasan kullanıyorum ,ilginç olan yarın ben de dr a gidip artık bitmesini konuşacaktık.bakalım ne olacak?
sana bir teklifim var :) zamanını ayarla ve bir haftasonu buraya gelin..deniz,sakinlik,küçük bir kasaba:))

deep dedi ki...

iyi misin?

Meyra dedi ki...

zeynepcim yoksa seni bu strese sokan iş yerindeki malum kişimi? eğer oda faktörse boşver gitsin..ben son zamanlar en iyi ilaç yürüyüştür diyorum ve uyguluyorum ruhuna ve bedenine iyi gelecek yormadan yürü..ben sana uğur böceklerimden birini yolluyorum huzur, dinginlik ve enerji getirecek hadi yakalaaa:)) geçmiş olsun kendine çok iyi bak lütfen

mon clementier dedi ki...

z.o.u. ,

cok cok gecmis olsun :)

hem calismak hem anne olmak ve birsuru sey anliyabliliyorum ...cok cok gecmis olsun.. umarim cok cabuk eski enerjine kavusursun...



clementier

laleninbahcesi dedi ki...

şimdi çok daha iyi olduğunu umuyorum...stres tüm yaşamımıza yayılıyor biz izin verirsek.Çağın vebası bu bence.
Çok geçmiş olsun