29 Mayıs 2011 Pazar

FATMA HN. MÜZESİNDEN :)

Doğduğum günden beri bu resimlerle bir arada , gözlerim her detayın üzerinde, her baktığımda farklı bir detay farkederek büyüdüm. Bu durum benim için olağandı. Ben aslında herkesin evinin duvarlarında resim olduğunu düşünürdüm. Taa ki, ortaokula geldiğimde, arkadaşlarım evime gelmeye başladığında, bana sorarlardı, annen ressam mı, eviniz müze gibi, o plakları nereden buldunuz, ( klasik ve opera), annen yabancı mı? Annem ne ressamdı, ne de yabancı biri:). Ama sanata düşkünlüğü çok fazladır. Değerli porselenler, antikalar, gümüşler, reprediksiyonlar, kitaplar.  Hal böyle olunca, benimde resme yatkınlığım doğdu. Studio Peinture'a başladığımda, Gülseren Kayalı atölyesinde, kendimi buldum. Evimde gördüğüm göreselliği açıklayan, bir hocam vardı artık. Annem sadece, ressamların hayatlarını anlatırdı, ya da evde ki kitaplarından ben okurdum. Ama teknik olarak bir bilgisi yoktu tabii ki. Ben salonda otururken, tv izlerken bir resme daldığımı çok hatırlarım. O resmin içinde bulurdum kendimi. Nasıl, nerede, acaba kim, neden diye sorular sorardım. Mesela bu üstteki resimde ki kadın için yolun ortasında öylece poz mu vermiş, tavuklar bir yere kaçışmamış mı diye sorardım.
Bu resim, aslında bana alınacak piyanonun üstüne konulacaktı. Ama kirada oturuyoruz ve taşınması zor olur diye alınmadı, annemin gitarı tutuşturuldu elime. Ben hiçbir zaman oturan kız olamadım, hep ayakta ki kaldım. Zaten esmerim, o oturan kız olamazdım ki derdim kendi kendime, öyle avunurdum.

Bu annemim tablosu derdim. Antikacılar çarşısı. Ama neden o bariyeri koymuşlar, bir türlü mantıklı bir açıklamasını bulamadım.



Eve temizliğe gelen kadınlar, anneme sorardı, bu kim diye, annemde büyükannem derdi. Onlarda inanırdı.
Az saklambaç oynamadım ben Monalisa'yla :) Gözleri nereye giderseniz, size bakar. Hep bulurdu beni.

Bu favorilerimdendi. Babanın yüzünde ki mutluluk.Baba daha yaşlı. Annemde keşke bize hep böyle gülse derdim. Annem neden gülmüyor. Biz bebekken gülüyormuydu acaba. Neden herkes alt kata inmiş, Burası üst kat mı alt kat mı? Çocuk böyle durup poz verebilir mi? Çok fakirler. Ama belki eski zamanlara göre fakirlik değildi bu.


Kar mı var yerlerde. Neden erkek kaldırıma çıkmış. Yağmurlu bir hava sanki.

 Bu resimden korkardım. Biri küçükken korkuttu sanırım. Evin çatısında , yumruk şeklinde bir insan eli vardı sanki, bakamazdım. önünden  geçmek istemezdim. Çok az baktım bu resme. Hiç soru sormazdım. Hayal kurmazdım bu resimle ilgili, halende öyleyim biliyormusunuz.
Bunu annemle birlikte almıştık. Poster. Çok romantik, hatta birlikte kullanacaktık. Bir daha vermedi.

   Bu 3 reprediksiyonu da ben yaptım.Kısa bir süreliğine, Salih Zeki atölyesine gittiğimde, kendisi yaptırmıştı. Reprediksiyonun sanatçıyı çok geliştirdiğini söylerdi. Benimde birebir yapabilmem, kendisini şaşırtmıştı. Bu resimleri çizim olmadan direk boya ile yaptım. Hocanın isteğiyle. Çok sevdim bu taktiği, bir sürü yapabilirimdim. Ama yapamayacağım, zorlanacağım şeyleri yapmak her zaman daha cezbedici olmuştur...


7 yorum:

Sanem dedi ki...

hepsi birbirinden nefis. :)

kara kitap dedi ki...

ne güzel,çok sevdim bu yazı ve resimleri.hala resim yapıyor musun?

Nedret dedi ki...

Ne güzel bir yazı yazmışsın:) Kapıldım gittim. İnşallah resmi bırakmamışsındır. Sevgiler.

Deli Anne dedi ki...

Ne güzel yazmışsın ve ne de şanslıymışsın be canım.. özel bir annen varmış.. Benim de büyük ablam çok güzel resim yapardı. Bizim ailede genel olarak bir yatkınlık vardı ama kimse bir maharete dönüştüremedi bunu hepimizin elinde patladı:) Bir ara ben de kocaman bir terasımız vardı oranın duvarlarına resimler yaptım,a rdından bir kaç basit tablo.. çok geride kaldı ama ..

spiderweb dedi ki...

merhaba,
bloglar arasında dolaşırken rastladım sitenize ve gördüğüm resim beni yıllar öncesine götürerek gülümsetti. selam vermeden gitmek istemedim. "Piyano çalan kızlar," ortaokul İkinci sınıf resim ödevim. Çok uğraşmıştım. yıllar geçse de fırçayı kullandığım bazı yerleri dün gibi hatırlıyorum.
Hiç bilmeden beni çok mutlu ettiniz.
Teşekkürler.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

evet halen resim yapıyorum, vakit buldukça . Sizlere güzel duygular yaşattığım ,için memnun oldum.
sevgiler

Defne Soysal dedi ki...

Benim de çocukluğumun geçtiği evde duvarlardan zihnime işlemiş tablolar vardır. Yıllar geçtikçe ve o tablolara rasladıkça, hayretle o tabloların ayrıntılarına ne kadar aşina olduğumu hayretle farketmişimdir. Seni çok iyi anlıyorum. Ne kadar ortak yaşananlar...