2 Temmuz 2011 Cumartesi

İKİ CADIYLA KISA BİR TARİH TURU... MAGNETLER...AYRAÇLAR...

2 Hafta önce tadı damağımda kalan Sultanahmet, beni tekrar kendine çağırdı. Hani Topkapı sarayımı, Ayasofyamı görmedin, camime girmedin, dedi. Kapalıçarşı da çağırdı,  kendine birşeyler almadan gitmiştin , dedi. Bedestende çağırdı, kahveye bekliyorum , dedi. 2 haftadır çağırıyorlar. Duramadım. Deli cesaretimi taktım koluma, annemi, Melisa'mı aldım yanıma sabah erkenden yola koyuldum. Heyecan içinde ilk önce Kadıköy ki Eminönü- Karaköy iskelesinde bulunan İstanbul kitapçısına, doyamadım tabii, tabağı yarım bırakıp çıktım oradan... Ayraçlar , magnetler, İstanbul kitapları, gravürler derken, çabucak seçtim kitap, ayraçlarımı, ve gravür kitabımı...
Vapur kalkmak üzereydi ki Melisa'yla ben zor attık vapurdan içeri kendimizi, annem bizden önce gitmiş kurulmuş, bizi bekliyordu içerde. Annemle melisa hep zıt şeyler istiyor. Biri kitapçıya girmek istiyor, biri istemiyor. Biri tost ister, biri cips, herkes  aynı anda da istemez, gelip oturucan, sonra yine kalkıcan, sonra portakal suyu, sonra su, sonra ıslak mendil. Hadi dışarı çıkalım, tuvalet var mı burada. Neyse vardık Eminönü'ne. Mısır'da alalım. Yok almayalım , tramvaya binicez...indikten sonra alırız...Hadi indik alalım. Benim kisi sütlü olsun, benimkisi közde.  Benim dişim acıdı yiyemedim, anneannem versin mısırını bana onu deniycem.:)

Dikilitaş ve Sultanahmet detay.

Alman çeşmesi detay.

Alman çeşmesi
Topkapı Sarayında ki kutsal emanetleri görmek istiyordu annem uzun zamandır. İnanılmaz bir kalabalık. Dünya'dan her milleti temsilen bir grup vardı. Çok kalabalıktı. O kadar kalabalıktı ki, orada olmak istemedik. Hemen gördük ve çıktık, terkettik orayı. Kesinlikle bu sezonda gezilecek bir yer değil . İki hafta önce böyle kalabalık değildi. Ama bu hafta, şu an orada olmayayımda nerede olursam olayım diyorsunuz.

Topkapı sarayının bahçesinden.
Doğru Kapalıçarşı... İlk önce babama uğradık. Oturduk dinlendik. Sonra Melisa'yı babama bırakıp annemle birlikte Bedesten'e doğru yola koyulduk. Lambacıma gittik. Zor tuttum kendimi, bir taneyle sınırlı kaldım. Gümüşçüler, tabakçılar, her dükkana girdik çıktık. Bedesten'e vardık. Fes cafe doluydu. Bu kafede oturup biraz keyif yapalım dedik.

Tavanın arka kısmında daralan noktaya bakın,üçgen bir dükkan..

Capucino ve mozaik pasta.

Taze limonata , nane yapraklarıyla, inanılmaz bir lezzet

Her masada bu heykelcikler , size eşlik ediyor...



                    Yine tutamadım kendimi, magnetlere takıldım, zor eledim. Bu kadarıyla kurtuldum.
Bunlarda geçen hafta Karadeniz turuna giden bir arkadaşıma sipariş ettiğim magnetlerim.

Herkese iyi pazarlar...

13 yorum:

cafenoHut dedi ki...

Ne güzel bir gün geçirmişsiniz, özendim gerçekten.. Kimbilir en son ne zaman gittim oralara... Hiç bir şeye yetişememek ne kötü...
Magnetlerini de güle güle kullan bu arada...

serrose dedi ki...

ayraclar ve magnetler super iyi gunlerde kullan :))

Didem Yazici dedi ki...

Kapalıçarşı'ya gittiğimizde bizde o cafede oturuyoruz. Milkshake içmenizi de tavsiye ederim :) Fotoğraflarında çok güzel ! Kitap ayraçlarım içinde teşekkür ederim Zeynepcim :)

colette dedi ki...

Siz böyle anlattıkça benim de İstanbul'da olasım geliyor. Çok özeniyorum çook.

Deli Anne dedi ki...

Zeynep'im bir gün çocukları satsak brilerine de başbaşa gezsek senle İstanbul kazan, biz kepçe.. güzel yerler de biliyorsun.. kendimi bırakırdım sana.. oh la la:)

Tuna dedi ki...

Zeynepcim,ne güzel gezmişsin.Çok eğlenceli anlattın zevkle okudum.Topkapı Sarayı'na biz de geçen hafta pazar gittik.Saat beşte biz iki kişi içeri girerken oluk oluk her milletten insan dışarı çıkıyordu.Saat yedide bahçe kapanana kadar oturduk.O saatler güzeldi.Magnetlerin çok güzel.Keyifle seyret.Vapur şekilli olan favorim.Güzel günler.

tülin dedi ki...

İstanbul,yada benim en sevdiğim adlarından biri ile Alyana.

Adı bile büyülü sanki.Sahi bu kadar güzel bir şehir adı daha varmıdır acaba?

Senin Ankara magnetin var mı şeker?

Gerçi geçen yıl İngilterden gelen misafirlerim almaya değer bir Ankara magneti bulamamıştı,ben de çok utanmıştım ya...
Bulalım senin için bir tane,ne dersin?

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

cafenohut;gittikçe gidilesi bir yer. daha çok gitmek istiyorsun.
serrose; almadan duramıyorum. durmaya çalışıyorum, ama görmemem lazım özellikle magnetleri.
didemcim, bir kere de birlikte gidelim.
colette; istanbuldayken bile insanın aklı hep orada. Benim babam hergün orada, günde 2 kere telefonlasıp çarşıyı sorarım, arkadan gelen sesleri dinlerim.
deli anne; biz bir araya gelsek var ya... çok şeyler yapıcaz...ilk önce bir tanışsak.. babalarına bırakabiliriz mesela;)
Tunacım, geç saatlerde iyi fikirmiş. ama gündüz mahşer yeri gibiydi
Tülincim, ne kadar şanslıyım, İstanbul'da yaşıyorum diye bazen söylenirim. Ama herşeyini bilmediğim içinde kızıyorumkendime.
Maalesef Ankara magnetim yok.

Noni dedi ki...

Anağğğmmmm benim tek gördüğüm mozaik pastaaaaaaaaaaaa!!!!!!
İstiyorum seniiiiiii!!!!!!!!!!!
Yemek istiyorummmmm!!!!!!!!!!

thalassapolis dedi ki...

Çok güzeller :) Mozik pastada benim de gözüm kaldı :))

MAVİANNE dedi ki...

ne keyifli bir istanbul gezisi olmuş
aldıklarında çok şık
sevgiler

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Zeynepcim çok turistik ve maceralı bir gezi yapmışsın,yazdıklarının annenle ve Melisayla olan kısımları yine beni güldürdü:))
Lamba harika görünüyor,magnetlerin de çoğalmaya başlamış sen de yakında bana benzersin:)
Aldıklarını sağlıkla kullan canım benim...

Buket dedi ki...

zeynepcimm , kızınla heryere gidiyorsun işte hadi atlayın otobüse bana gelin:))
üzerinde dua yazan taşlardan be de almıştım :))