7 Ağustos 2011 Pazar

AKÇAKESE'DEN DİĞER BİR GÜN ....MASUMİYET MÜZESİ /ORHAN PAMUK

Geçen sefer gittiğimizde kalabalıktan doğru düzgün fotoğraf çekememiştim. Akçakese'nin doğa güzelliklerine doyum olmuyor. Ramazan dolayısıyla sahil bomboştu neredeyse, sonradan bir kaç aile geldi. Gerçi dün hava çok rüzgarlıydı. Denizin de dalgalı olacağını biliyorduk, ama her ne olursa olsun sahilde uzanıp, o büyük dalgaların sesi eşliğinde, bu görüntülerin seyrine değeceğini düşündük. Deniz çok soğuktu, ayaklarımı bile değdirmek istemedim. Melisa'da zorlandı girmeye, başını ıslatamadan geri çıktı. Babamız girdi ama, dalgalarla oynadı.




Geçen sene, yine Ramazan'da gittiğimiz bir günde , tesisi kapalı sanmıştık. Kimseler yoktu. Yukarda ki görüntünün aynısı. Nasıl sevinmiştik anlatamam. Sahil ve deniz bomboş sanki bizi bekliyorduk. Çantaları elimizden bırakıp, üzerimizde ki çıkarıp, yerleşmeden koşa koşa denize girmiştik. Tıpki filmlerde ki gibi :) Ama bu sefer öyle soğuktu ki yapamadık .


 
Sevgili Didem'in, kitap kardeşliğimizde bana verdiği diğer kitabı yanımda götürdüm. Şaşıracaksınız ama Orhan Pamuk'u ilk defa okuyorum.  Nedenine gelince, bir arkadaşım bundan sanırım tam 10 sene önce, benim kalbimi kırmıştı ve KAR romanı ilk çıktığı zamandı   ön sayfasına, kalbinde ki karları erit beni affet anlamına gelen bir yazı yazıp hediye etmişti. Bende okuyamamıştım . Orhan Pamuk'tan da soğumuştum. Nasıl kızmışsam...
 Ama bu kitap Nişantaşı ,Maçka, Teşvikiye'de geçiyor. Çocukluğumun, gençliğimin geçtiği yerleri anlatıyor. Nasıl okumam. Zaten yeni bir aşk başladı  içimde kitaba karşı. Sahilde hemen 70 sayfasını bir çırpıda okudum. Çok kötü bağlandım. Nadir oluyor böyle bağlanmalarım. Anlatımı hakkında mı konuşsam, aşkı nasıl yazıya döküşünü mü anlatsam, detayları nasıl dile getirdiğini mi. Altını çizerek okuyorum yine.
Herşeyden önemlisi Orhan Pamuk bu şekilde bir aşkı anlatıyorsa, kendisi nasıl yaşıyordur aşkı.

Bende bir müzeciyim sanırım... Biriktiririm, saklarım, atamam.
Bir insan bu duyguyu yaşamıyorsa, ve böyle değilse,  bunun üzerine nasıl bu romanı yazabilir ki. Bu romanı yazabilmek için, bu olayların yaşanmış olması gerekmez mi... Tabii ki gerekmez ama, sanki yaşadığıyla ilgili, detayların derinliğinde saklı çok fazla delil var.

Alıntı; Mutlu anlardan geriye kalan eşyalar, o anların hatıralarını, renklerini , dokunma ve görme zevklerini bize o mutluluğu yaşatan kişilerden çok daha sadakatle saklarlar.

31 yorum:

Kiraz Çekirdeği dedi ki...

Fotoğraflar mükemmel, ben de Orhan Pamuk'un bu kitabını okuyamamıştım bir türlü, Elif Şafak'ın İskender'ini yeni bitirdim onu da mutlaka okuyun... Sevgiler.

Çileksuyu Sibel dedi ki...

Selam Zeynep,fot.lar super eline saglik:) Ben masumiyet muzesine kadar hic orhan pamuk okuyamamistim kalbini her cikani alir,dort gozle baslar AMA dedigun gibi baglanamazdim.M.M'ni bende sevmistim:)
Bu aralar okuyamiyorum Ben basladigimi hic sevemiyorum nedense,defigin gibi baglanamiyorum(cok seldom Ben bu belirtmeyi) sevgiler,iyi haftalar

laleninbahcesi dedi ki...

Resimler süper, deniz resimlerini çok severim zaten...Orhan Pamuk'un tüm kitaplarını okudum taa Masumiyet Müzesine kadar. İlk 100 sayfadan sonra bir darlandım anlatamam.Kitaplıkta gözüme bu gün yine ilişti hatta...Hadi siz okuyun ben de yeniden başlayayım o şevkle...
Sevgimle

maviguzeldir dedi ki...

Masumiyet Müzesi benim de okuduğum ilk Orhan Pamuk eseri.

Nedense ön yargılıydım bende ama yendim artık, Cevdet Bey ve Oğullarını merak ediyorum

laleninbahcesi dedi ki...

Zeynep Hanım, Fethipaşa Korusu içindeki Dilruba Restaurantın sahur servisi var.Ola ki bir gün böyle bir şey arzu edersiniz.

Kitabımı eminim siz de çok seversiniz.Kitabın adı;SALOME URENA yazarı; Julia Alvarez

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Zeynepcim fotoğraflar tam benlik orası ne güzel yermiş zaten geçen postundan çok sevmiştim , bugün adaya gitmeseydik oraya gidecektik.Bakalım yakında inşallah !
Kayalık , dalgalı deniz ne kadar dinlendirici bir manzara...Tabi bu güzel kitaba başlarsın orada.Ben Mas.Müz.kitabını çok sevmiştim , tekrar okuyacak kadar.En güzel yerlerden birini sen posta aktarmışsın...
Tutkulu , saplantılı aşkın en uzun anlatımı , bıkmadan , usanmadan...
Ben hiç sıkılmadım bu uzun kısımlardan herhalde sen de sıkılmayacak gibisin, kitabı bitirmeni ve paylaşmayı sabırsızlıkla bekliyorum...Baskı yaptım galiba :)))

Çılgın Mevdoş dedi ki...

ORHAN PAMUĞU HİÇ SEVMEM ONUN İÇİN FARKLI DÜŞÜNCELERE SAHİBİM FAZLA ŞİŞİRİLDİĞİNDEN YANAYIM BİR KİTABINA BAŞLAYIP YARIM BIRAKMIŞTIM.ONUN HAKINDA KONUŞSAM BİRAZ SİYASET YAPMIŞ GİBİ OLACAĞIMDAN KISA KESİYORUM CANIM BENİM.

Leylak Dalı dedi ki...

Fotoğraflar enfes, huzur verdi sakinliği.
Masumiyet Müzesi benim de hiç sevmediğim, bitirene kadar baygınlık geçirdiğim Orhan Pamuk kitabı oldu Lale gibi. Umarım sen severek bitirirsin. Benim için Orhan Pamuk'un (ki tüm eserlerini okudum) Sessiz Ev'i, Cevdet Bey ve Oğulları en sevdiğim kitaplarıdır. Keyifli okumalar ve güzel bir hafta diliyorum...

Buket dedi ki...

Deniz, dalgalar, gökyüzü tam benlik zeynep.bayılıyorum böyle havaya.gerçi oraya ne zama gitsek denize sadece ayaklarımızı sokmuştuk.ne güzel zaman geçirmişiniz..

cafenoHut dedi ki...

Orhan Pamuk'a karşı bende de bir ön yargı var, Öğrencilik yıllarımda "Benim Adım Kırmızı" yı okumuştum, nedense çok da sevmemiştim. Senin yazdıklarınla içimde bu kitabı okuma istedi doğdu, gerçi şu sıralar hayatımın en okuma konusunda vasat dönemi, kafayı başka şeylere taktığımdan herhalde:)
Bu arada fotoğralar gerçekten harika, Bir filmden kareler gibi... Ellerine sağlık.

özlemköse dedi ki...

senin seveceğinden kuşkum yoktu nedense :):) ben 3 kere okudum, sonunu değiştirmek istercesine..

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Kiraz çekirdeği ; ben aşk romanlarını çok severim. O yüzden çok hoşuma gitti. İSkenderide okuyacağım elbet.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

çileksuyu sibel, çok fena bağlandım hemde. Bu sene okuduklarımdan da Ara güler foto muhabiri, elif şafak aşk'a bağlanmıştım, hatta aşık olmustum.
herşey gözümde arka planda canlanıyor.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

sevgili lale hn.
Bende deniz, dalga, dağ, gökyüzü ve bulutları çok seviyorum, hatta böyle bir resim serisi yapmıştım.
Ben çok sevdim bu kitabı, aşkı çok tutkulu anlattığı için sanırım. ve hisleri detaylı anlattığı için. kendimden de çok şeyler buldum .

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

mavi güzeldir, manzaradan parçalar da çok güzelmiş.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

natalicim, hiç sıkılmam bu kitaptan. Tutkulu ve saplantılı aşk.
Biz de böyle aşklar yaşamadık mı?Sonunda evlendik.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Çılgın hanım, merhaba.
Siyaseti pek sevmiyorum. Sizin düşüncelerinize saygı duyuyorum.
sevgiler

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

SEvgili Leylak dalı,
olgunluktan olabilir? Mesela eskiden beyaz dizi severdim, şimdi daha detaylısını arıyorum. ya da 10 sene evvel okuduklarım sımdı keyıf vermıyor. :)

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Buketcim, bende sadece ayaklarımı değdirebildim. Şöyle ki buzdolabından çıkan su gibi soğuktu deniz.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Sevgili cafenohut. Bende bir süre önce aynen senin gibiydim. Hiç okuma isteğim yoktu. Şimdi düzeldi. Sanada o günler gelecektir.

tülin dedi ki...

Soğuk denize bayılırım ben.Neredeydi bu güzel yer Zeynep?

Orhan Pamuk detaylarıyla bazen yorsa da,orta yerde yazar adıyla dolaşanların bir kaç yüz tanesine bedel bilgi birikimine sahip bence.
Bu konuda hakkını yememek gerek diye düşünüyorum.
Masumiyet Müzesi ni okumadım henüz.Listeye ekledim sayende :)

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Özlemcim, doğru teşhis koymuşsun bana. Kendimi çok belli etmişim demek sana, ya da sen çok iyi bir analizcisin :)
Sayfayı bazen dönüp dönüp okuyorum, nasıl tarif etmiş diye.
HAtta elime bir de Orhan Pamuk fotoğrafı alsam mı, Roman mı gerçekten bu , yoksa, bu kadar iyi anlatımıyla kendi yaşantısı mı :)

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Tülimcim, Şileyi geçtikten sonra Kabakoz geliyor ve sonrasında AKçakese. İStanbul Anadolu yakasından 50 dakikada gidiyorsun.

Sihirli Günce dedi ki...

Akçakese nasıl güzel bir yermiş ama, sayende öğrendim Zeynep..Fotoğraflardan nasılda cezbedici geliyor insana.Hele bir de deniz dalgalı..Girmesende izle bu güzelliği tadında...

Tuna dedi ki...

Zeynepcim Akçakese'yi geçenlerde yazdığın yazından öğrenmiş ve merak etmiştim.Şimdiki fotolarınla daha da beğendim.Çok güzel çekmişsin.Eline sağlık.Masumiyet Müzesini ben de okudum.Anlatımını ben de etkileyici bulmuştum.İstanbul,Hatıralar ve Şehir kitabını da sevebilirsin.Onun da büyük kısmı Nişantaşı ve cıvarında geçiyor.Keyifli okumalar..

E S M İ R dedi ki...

İ-adeyi ziyaret etmek lazım dedim ve ben de geldim sitenize:) iyiki de gelmişim! Fotoğraflar ve gezi hakkında vermiş olduğunuz tanıtıcı bilgileriniz harika...ben de sizin sitenizi keşfetmiş oldum sayenizde...teşekkürler...

Not:limiti doldurduğum için(300)google readerdan ekleme yapamıyorum! ama sizi pc.den takibe aldım..

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Sevgili Esmir, Sabahtan beri sizi düşünüyorum. Çok erken saatlerde baktım blogunuza, büyülendim, o müzik eşlinde ki İStanbul görüntülerine ve tılsımlı hikayelere. Akşam evden bütün blog yazılarınızı okuyacagım. sevgiler.

MAVİ TUTKU dedi ki...

Ege soğuktu ama Karadenizin soğuk olmasına şaşırdım. Ve genelde olduğu gibi dalgalar..ama denizin rengi ve ortam çok güzelmiş hiç gitmediğim bir yer..

Didem Yazici dedi ki...

Zeynepcim, fotoğraflar çok güzel. Tatilden dönünce bizde gidelim dedik Deniz'le. Orhan Pamuk bende çok seviyorum. Yeni Hayat kitabını çok beğenmiştim. Cevdet Bey ve Oğulları da çok güzeldi. Masumiyet Müzesi kitabında yaşanan aşka inanmıyorum ben. Abartılmış bir aşk hikayesi. Öyle aşklar yok bence. Yada benim için yok.

inci çiçeği dedi ki...

resimlere ve sahile bayıldım, ben böyle sakin sahilleri tercih ediyorum, kalabalık sahilller beni bayıyor, bende orhan pamuk okuyamıyanlardanım maalesef:)))

ebr-u ozlem dedi ki...

Konu Orhan Pamuk olunca dayanamadım yazmak istedim. Sizinle aynı duygulara kapılmışız. Ben de Masumiyet Müzesi'ni okumaktan, modern bir dille ama basitçe yazılmış aşkın hissiyatını okumaktan çok büyük keyif aldım.

Sonuna kadar bu keyfin, önyargısızca sürmesini dilerim.

Ebru