KÜÇÜK BİR İSTANBUL TURU....



Bugün önemli bir gündü. İndirim sitelerinden biletini birkaç hafta önce aldığım semazen gösterisine gittik annemle birlikte. Melisa'yı evde babasıyla bırakıp, daha az söylenen birini tercih ettim. Annem içinde süpriz oldu. Öğleden sonra düştük yollara . Yine Kadıköy'den Sirkeci vapuruna bindik. Sanki ilk defa görüyormuşçasına,  fotoğraf makinamı bir an bile elimden düşürmeden 20 dakikalık mesafede yine onlarca fotoğraf çektim. Malzeme bol tabi. Hep aynı şeylerin fotoğrafını çeksemde, olsun bu sefer yanımda annem var ve biz semazenleri izlemeye gidiyoruz. Bugüne özel fotoğraflar bunlar. Hemen burada belirtmem gerekiyor ki. Bu postu hazırlarken 1 saatte koyacağım fotoğrafları seçtim. Arkasından geçen gün İzler ve yanılsamalar blogunda Esmir'in okuyup, mest olduğum bir yazının üzerine ki, bence herkes mutlaka bir göz atıp, müziğini dinlesin, http://izlerveyansimalar.blogspot.com/2011/08/tlsml-bir-istanbul-havas-ve-eminonu.html  bende müzikli bir post hazırlamayı düşündüm. Tabii Esmir'in ki kadar büyüleyici olmadı. Çok amatörce benim fotoğraflarım :) Sonra google'da İstanbul müzikleri ara dedim. Sertap Erener'in yeni albümünde sanırım İStanbul isimli bir şarkısı var. Klibi de varmış . İlk defa dinledim ve izliyorum. O da Kadıköy'den Sirkeci'ye geçerken ne varsa yaşatmış. Klibi izledikten sonra, arkada gözüken Haydarpaşa limanında ki vinç fotoğrafını ne gerek var dememe rağmen, ekledim. Şarkıyı klibi çok sevdim. Şimdi benimle bir defa daha gezin, klibi de izleyin ne kadar benzerlik var. Ama akşam dönerken, ben fotoğraf çekmedim.







Bu gemilerin herbirini ayrı ayrı da fotoğrafladım, hepsi bir arada, turistlerin şu an ki yoğunluğunu anlatıyor.

Mutlaka Galata kulesi fotoğrafı olmalı  her gördüğümde.

Deniz çok dalgalıydı.

Caminin üzerinde ki kuşlar çok etkileyici.

 
Eminönü-Sirkeci'ye gidince sahilde kayıklar, önlerinde küçük masa ve sandalyeler herkes balık ekmek yer. Ramazan dolayısıyla sadece bu portatif kayık şeklinde ki büfe hizmet veriyordu. Ben daha cesaret edip bunlardan yiyemedim. Babam hep, Buzhane balığı bayattır onlar der... Deneyen var mı?

Beyazıt'a çıktık. Kapalıçarşı'ya girdik. Babama gittik, sonra tabii ki Bedesten'de dolandık. Sonra bu sefer yine Beyazıt kapısından çıkıp, Nuriosmaniye, Çemberlitaş, Sultanahmet, Gülhane ve Sirkeci'ye geri döndük.
Yol üzerinde, bu tatlılara takıldı gözümüz. Kuş yuvaları. İftardan sonra yemek için aldık tabi.
Sultanahmet'te festival vardı. Asırlık Tatlar ve Sanatlar. Çok beğendim. Çok güzel bir etkinlik. Kültürümüze ait herşey bir araya toplanmış. Herbir konu için küçük küçük dükkanlar. Aşağıda ki her konuyu temsilen bir stand vardı. Bu festivalin zenginliğini ve doygunluğu inanılmazdı. Kitapçığındakiler...

Asırlık tatlar;
Ali Muhiddin Hacı Bekir, Karaköy Güllüoğlu, Mado, Şekerci Hafız Mustafa, Kurukahveci Mehmet Efendi; Malatya Pazarı, Vefa Bozacısı ( bir bardak enfes boza içtim), Konyalı ( Şerbet), Koska, Hamidiye Kaynak Suyu,Emirgan Sütiş, Arifoğlu, Tarihi Hacı Salih Demirci Turşucusu, İstanbul Halk Ekmek(Fındıklı, üzümlü minik ekmeğini denedim), Şile Bezi koruma ve Yaşatma Dermeği, Erzurum B. şehir bel. Oltu taşı, Meşhur Kanlıca Yoğurdu, İBB Sosyal Tesisleri Çamlıca simidi ( ben sevmem o simidi, Bağdat caddesi simidinin üzerine yoktur şu İstanbul sokaklarında),Tibelya Mardin Gümüş, Zümrüt Fotoğrafçı, Nakkaş Rumi
Maccun: Padişah Macunu, Hazerantik Sedef İşlemeciliği, Kestaş Kütahya El sanatları

Asırlık sanatlar;
Ahşap boyama, Ahşap oymacılık, Bakırcılık, Cam süsleme,Cam üfleme, Çini, Ebru, El nakışı, Filografi, Folyo, fotoğrafçılık, Geleneksel Gölge oyunu Hacivat- Karagöz,Telkari, Hatsanatı, Kaligrafi,Keçecilik, Kitre bebek, kumaş boyama, kutnu kumaşı, kuyumculuk, mefruşatçılık, minyatür, porselen süsleme, resim, rölyef, sedef işlemeciliği, suni çiçek, takı tasarımı, terzilik, tesbih sanatı, tezhip, yazmacılık, yorgancılık, yemenicilik,

Bu tavşancı amca, tavşanlara İngilizce öğretmiş :) turistler standına yaklaşınca kağıt çektiriyor, kağıtlarda İngilizce fallar. Ama kendi tek kelime İngilizce bilmiyor, onlara para vermeleri gerektiğini söyleyemiyordu. Turistler tavşanları sevmek için yaklaşınca, ellerine düşen kağıttan sonra, adamın tavşanlar üzerinden para kazandığını öğrenince, yurdumu ziyaret eden duyarlı turistler, kağıdı geri bırakıp, no no no diyip, sevimli hayvanları kullanıp para kazanmak yanlış birşey , diyordu. Ama amca anlamadı tabii..:)

Hani belediyemiz, bir anket yapmıştı, otobüsünün rengini kendin seç. Gerçi o kampanya bitti sanırım. Benim hayalimde ki İstanbul otobüsü bu. Rengarenk ve İstanbul'u temsil eden herşey var.
Bu otobüs City Sightseeing İstanbul.. 1,5 saatlik bir gezi. Ücreti 20 Eur. Çocuklar, aileler ve gruplar için özel fiyat uyguluyorlar. Kulaklık takıp, istediğin dili seçip, rehber eşliğinde geziyorsun. Kısa bir eski İstanbul turu için bence ideal.

Gezdirdikleri noktalar...

Gülhane'de bir dükkandan.

Gülhane'de el dokuma kumaş dükkanı, dokunurken izleyebiliyorsunuz.

Gülhane'de otantik bir restaurant. Bunun gibi birkaç tane var.

Son durak, Hocapaşa Hamam sokak. Kahvemde bile gökyüzü ve kuş çıktı. Daha çok gezicem galiba.

İftar öncesi Hocapaşa ... bütün dükkanlar masalarını dışarı çıkarmış. Hazırlıklarını tamamlamış.
Biz de Hocapaşa Kültür Merkezinin yolunu tuttuk.
Semazenler için yarın ayrı bir post...

Yorumlar

mon clementier dedi ki…
cok ama cok guzel fotograflar :)
tesekkurler bu guze fotograflar icin:)
laleninbahcesi dedi ki…
doyamadım doyamadım...asırlık her şeyde gözüm kaldı acaba devam ediyor mu, yarın gitsek mesela yoksa bir günlük bir şey mi?...
sevgimle
Sihirli Günce dedi ki…
Ne de güzel kısa bir gezinti yaptık sayende..
mon clementier dedi ki…
cok severim istanbul gemi lerinin goruntulerini:)
New York'tan dedi ki…
Ne diyim Istanbul bir baska, su yagmurlu firtinada, icim acildi :)
mon clementier ; vapurları be de çok seviyorum. hatta aklımda güzel bir fotoğrafı,büyütüp çerçeveletip duvarıma asma fikri var.

New york ; umarım fazla zarar vermeden geçer gider fırtına.

Sihirli günce; keyifle.. önümüzde ki günlerde yine bol bol bu görüntüler olucaktır. Malum bayram ziyaretleri olucak.

Lale hn., birgünlük bir olay değil. Devam ediyor. koşun gidin. Çok güzel çok. Erken giderseniz, iftar vaktine doğru kalabaklıklaşıyor. Bir de sizin gözünüzden dinleyelim Sultanahmeti, sevgiler.
Deli Anne dedi ki…
Çok güzel fotoğraflar Zeynep'im. Hele açık masmavi gökyüzü, bulutlarla İstanbul her daim harika:)
hüznün tadı dedi ki…
Harika fotolarla hoş bir gezi oldu sanki benim için.
fotoğrafınız çok güzeldi,sanki İSTANBUL'U gEZMİŞ GİBİ oldum :)teşekkürler
Buket dedi ki…
zeynepciğim, istanbula gelmeyeli uzun oldu.ee böyle olunca bir hayli özledik.sayende güzel bir istanbul gezisi yaptım, teşekkürler..iyi bayramlar canımm..
Modafobik dedi ki…
Benim de son postum İstanbul gezimle ilgiliydi, gerci seninki kadar bol resim yok :) ilk gelisim ama asik oldum bu sehre!
Fotoğrafların İstanbulu seven birinin elinden çıktığı nasıl da belli,ne kadar duyarlı,detaylı fotolar...Ellerine ,gören gözlerine sağlık Zeynepcim:)
Annenle bu kaçamağı yapmak çok iyi bir fikir,neler gördün neler hissettin gelecek postu merak ediyorum.
istanbula ılk kez gelenler ıcın de harıka bır post olmuş...bır kez gelen bır daha gelır kafeın gıbı bagımlılık yapar bu sehır ınsana..sevgıler

Popüler Yayınlar