9 Eylül 2011 Cuma

İSTANBUL'DAN LEYLAK DALI GEÇTİ

Sevgili Leylak dalı İstanbul'daydı. Lalenin bahçesinin misafiriydi. Gelicem diye haberler gelince, görüşmek tanışmak, yakından koklamak istedik. Yazılarındaki gibi leylak kokusu saçıyordu. Hele Lalenin bahçesi yumuşacıktı. Geçen haftalarda rüyamda görmüştüm kendisini, sıkıca sarılmıştım. Rüyam gerçek oldu. Tabii ki diğer Leylak severlerde bu görüşmede buluştu. Hiç tanımadığımız blog yazarlarıyla tanışmış olduk. Çok keyifli bir toplantı gerçekleştirdik. Fotoğraf koyamıyorum. Gizlilik prensiplerine aykırı davranmak istemem. Kısıtlı zamanım olduğu için herkesle doya doya sohbet edemesemde , bu görüşmenin tadı damağımda kaldı. Okuyarak sevdiklerimizi, yakından tanımakta değişik bir duyguydu.

Sevgili Leylak dalı, bize minik hatıralar getirmiş.

Buluşmadan bir önceki akşam, benden de minik bir hatıra olsun diye, önceden boyadığım bu taşların üzerine, Türk- Osmanlı motiflerinden çizdim. Küçük bir mavi kutunun içinde ikram ettim.


Melisa'nın hatıraları Leylak dalı ve Lale'nin bahçesinden, Kış masallarını da ben aldım.
İçinde ki güzel dilekleri okuyunca, kızımında benimde çok hoşuma gittim. Hemen o gece Fareli köyün kavalcısını ve dün akşamda Ben ne zaman doğdum'u okuduk. Bu gece Kış masallarına başladık. Uzun hikayeler olmasına rağmen, 2 sayfa okuyup arkası yarın yapıp, kalın kitap okuma alışakanlığına bir model oluşturduk. Aslında Kış masallarını Nataliyle birlikte seçtik. Buluşacağımız yere çok yakın bir yerde, kitapları %25 indirimle satan bir kitapçı vardı. Natali keşfetmiş. Benden önce alışveriş yapmış. Beni de götürdü. Zor zaptettim kendimi. Bu kitabı hem kendime, hem Melisa'ya almış oldum. Bu masallar, benimde hayal kurma yetimi geliştiriyor. Saf ve düşünceli Romancı olarak ! Duyumsal deneyimlerimi zenginleştiriyor. Nereden çıktı böyle bilmiş sözler diyeceksiniz.

Bunlar o kitapçıdan aldığım kitaplar. En altta ki Orhan Pamuk'un en son kitabı. "Saf ve Düşünceli Romancı"
Arka sayfasını okur okumaz, kendimi engelleyemeden, okumaya başladım. Başucumda halen Masumiyet Müzesini, bitmesin diye süründürürken...
 Ayrı bir yazıda bahsetmek istiyorum kitaptan.

Bugünün anısına, Caffe Mocha...
Yüzümde uzun süre tesiri olan bir tebessüm, yüreğimi ısıtan samimiyet, yine o günü hatırlatacak kitaplar ve anılarla birlikte dönüş yoluna geçtim.

25 yorum:

Burcu dedi ki...

Zeynep orda olmayı o kadar çok isterdim ki :) kıskandım vallahi ama kısmet diyorum sağlık olsun birgün diyorum içimden :) kitabı ben de merak ettim şimdi benim de olsun en kısa zamanda kitaplardan sevgiler güzel hafta sonları :)

zero dedi ki...

Üzerinde lale motifi olan taşım uğur niyetine cüzdanımın içindeki yerini aldı. Bilesin, arada uğura, güzel enerjiye ihtiyacım olduğunda avucumun içine alıp sıkıca tutacağım. İşe yaracaktır, eminim:) Bir gün yine buluşalım, Nathalie, sen, ben kadıköy'ün kitapçılarında dolanalım, kendimizi tutamayalım, aldıklarımızla kahvelerin etrafında soluklanalım. Yapalım bunu, sonbahar bitmeden:) kocaman sevgiler, iyi masallar...

tülin dedi ki...

İstanbul ve siz....Ne iyi olurdu :(

Buket dedi ki...

ay zeynep ne güzel şeyler yapmışınız, keşke ben de olsaydım..taşların, kitapların, kahven, herşey mutluluk dolu:)
o.pamuk'u son kitabından haberim yoktu, merak ettim şimdi..

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Zeynebim ,benim için de muhteşem bir gün oldu bu buluşma...
İyi ki yapıldı, iyi ki buluştuk bol bol güldük ,güzel enerjilerle , cicilerle evimize döndük.Uzun bir süre düşündüm o anları ve hemen bloglarını bilmediğim blogculara üye oldum:)
İnşallah yine , yeni güzel buluşmalarda buluşuruz...
Zerenin de dediği gibi Sonbahar gitmeden,tadını çıkaralım.Hayattan bir dilim çalalım,keyifle yiyelim;)))
İyi ki blog açtın ve bana da açtırdın canım arkadaşım!

Selma Er dedi ki...

Sevgili Zeynep Hn,Leylak Dalı'nın İstanbul'a gelmesi şerefine düzenlenen blog buluşmasında ben de sizleri tanıdığım için çok mutlu oldum.Sizin hediye olarak kendi ellerinizle boyadığınız ve birbirinden güzel motiflerle süslediğiniz turkuaz renkli taşlardan en büyüğü(fotoğrafınızda en üstteki taş) bana kısmet oldu.Arkadaşlığınız,sohbetiniz ve hediye taşınız için teşekkürler.En kısa zamanda tekrar görüşmek dileği ile.Sevgiler.

cafenoHut dedi ki...

Ne de güzel bir gün olmuş... Çok özendim, en çok da hafta içi İstanbul'a bir kafede oturmayı, hoş sohbetler etmeyi ve kitapçılarda saatler geçirmeyi isterdim...
Taşlar ne şirin olmuş bu arada ellerine sağlık...

Leylak Dalı dedi ki...

Zeynepcim,
Asıl sizler beni ne kadar mutlu ettiniz bir bilseniz. İnsan nasıl ilk kez gördüğü birine hiç yabancılık çekmeden böyle sıcak sarılır? Bu da blog sihri olsa gerek:) Güzelliğin, inceliğin, sıcaklığın, samimiyetin için yüzlerce teşekkür. Tekrar görüşmek dileğiyle...

A-H dedi ki...

kiskancliktan catladim burada ne yalan soyleyeyim :)

Elifinelizi dedi ki...

canım benim çok değerli anlar yaşanmış belli . hediyelerniz , paylaşımlarınız sıcacık ve samimi . Umarım birgün bizede nasip olur :D

Lumos Design dedi ki...

mavi taşlar çok hoş ve orijinal birer hediye olmuş!

Tuna dedi ki...

Zeynepcim bu güzel buluşmanızı keyifle ve yüzümde kocaman bir tebessümle okudum.Devamını diliyorum.
Taşların çok güzeller.Eline sağlık.
Sevgiler.

Melange dedi ki...

ne keyifli bir bulusma olmus, katilabilmis olmayi cok dilerdim.
mavi taslar cok cok güzeller, bir o kadar zarifler, sevgiler :)

laleninbahcesi dedi ki...

Biz de sizi çoook ama çok sevdik... Artık rüyalara daha çok inanıyorum...

Yeniden görüşebilmek umuduyla

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

lale hn, rüyalara inanıyorum, ama böyle olmasından da bazen korkmak lazım :) her zaman güzel şeyler görmüyoruz ki.

sevgili melange, umarım bir gün sizinle de tanışırız.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

burcu merhaba, istanbula geldiğin bir gün , böyle bir buluşma ayarlayabılırız.

tunacım merhaba, bizde uzun zamandır görüşemiyoruz, dun sesan kataloğunda görüştüm seninle diyebilirim.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

zerencim, ne güzel bir dilekte bulunmussun, evet yapalım bir gun. sohbetle doyalım , keyifle kahvelerimizi ıcelım, ellerimizde defter birbirimiz ıcın notlar alalım.
sevgıler

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

tülin hn. tanısacagımız zaman ıcın sımdıden heyecanlıyım, ıstanbul'u bır koseden ızlerız.

buketcım, ıstanbula geldıgın bır haftasonu, senın ıcınde boyle bır bulusma hazırlayalım. ben senınle onceden uzun bir sohbet yasamıstım, tadı damagımda kaldı.

elifcim, eşin iş seyahatıne gittiginde , bir haftasonu beklıyorum bılıyorsun. keyıflı dakıkalar bızı beklıyor

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

sevgili leylak dalı, bloglarımızda ne kadar içten, samimi ve yalınız ki, buluşmamızda hiç yabancılık çekmedik, birbirimize sıkıca sarılabildik.

sevgiler.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

selma hn , taş size pozitifi enerji versin, turkuaz rengi bizim doğal rengimiz, hiçbir millette doğal olarak bulunmayan adı sonradan bir renk.
bizim simgemiz.
sizi tanıdığıma çok memnun oldum. yazılarınızı da canla beklıyorum.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

nohutcum, hafta ıcı ben zor kactım işten. aslında problem olmadı ama, ozel bır ısım var dedım, arkadaslarımla bulusmaya gıdıyorum dıyemedıgım ıcın, vıcdan sıkıntısı cektım :)
ama cok guzeldı.

tasları, sen tasları boyadıktan sonra aklıma gelmıstı. ama benım hep kısıtlı vaktım oldugu ıcın, cok detaylı calısamadım. hatta sadece turkuaza boyayıp, bir kasede tutacaktım. ama bu toplantı olunca, aklıma boyle bır fıkır geldı. ıyı de oldu.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

natalıcım, keske eskısı gıbı bırbırımıze daha fazla vakıt ayırsak, ama o gunlerde gelıcek adım gıbı emınım. bulusma zamanı keske haftasonu olsa tabıı, butun bır gunu hatta ıkı gunu bırden ayırabılırım. ama sız nedersenız ben evet dıyecegım... sevgıler

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

A-H, bende sizi çok kıskanıyorum ama, çok geziyorsunuz :)

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

lumos design; beğendiğinize sevindim. taşlar bizim için doğada, değerlendirmek lazım dimi ama.

şirin aksoy dedi ki...

zeynepcim umarım dostluğunuz daim olur canım..blogun çok hoş hayırlı bayramlar bu arada sevgiler