17 Ekim 2011 Pazartesi

KEYİF ZAMANI

Biraz kendime geldim sanki. Bu haftasonu film izlemeye isteklendim.  Kitap okumak ve film izlemek hiç bu kadar yorucu olmamıştı. İş temposunun sürekli müşteri ziyaretleriyle, İstanbul içinde meşhur trafiğinde koşturması ve akşam evde Melisa'yla ilgilenme ve şehir dışında olan babamızın evde ki boşluğunu doldurma ve yardımcı teyzemize alışma, alıştırma.

Dün keyfimin bir anından...


Neyse bu haftasonu inat ettim ve Cuma akşamı başladığım Paris'te Gece Yarısı filmini en son pazar günü bitirdim. Malum izlemeye başladığım her gece, uyuyakaldım. Gil'le beraber :) Paris'e gitmedim , ama Paris'e aşık etti bu film beni. En çok görmek istediğim ve yaşamak istediğim şehirlerden biri. Hiç durmadan sokaklarında her dükkanın her kapının önünde durarak, her taşın toprağın, pencerenin, kapının, saksının, yaprağını, sokaklarını, gökyüzünde ki bulutlarının, her cafe'sinin, sandalyelerini masalarını, oturan insanlarını fotoğraflamak istediğim ya da bir kenarda durup resmetmek istediğim bir şehir. 
Beni en çok etkileyen sahnelerden biri, Dali ile karşılaşmasıydı. Filmde ki sahneler, müzikler, kıyafetler, ışıklar göz alıcıydı.

Bu ayın Milliyet Sanat ekinde ki, ücretsiz DVD idi. Filmin Fransız olması ve başrol oyuncuları ve bir Fransız ailenin günümüz yaşantısını konu alan bir film ve tabiiki konusu sıradan, ama izlemeye teşvik eden bir film. Konusu için, aşağıda ki linke bir tık.
  Film'de ki salondan bir köşe olan bu sahne beni çok etkiledi. İzlerken fotoğrafladım. Sofrada makarna, salata ve bir şişe şarap. Arkada bir dolu kitap.


 Bu arada okuduğum kitapları elime aldığım zamanlar , her defasında yorgunluktan ilk sayfada uyuyakalıyorum. Hemde, beni uyanık tutsun diye içtiğim her Türk kahvesinden sonra.  Bu filmleri izledikten sonra, içimde ki doğan Paris aşkıyla, kütüphanemde bekleyen bu kitaba da başlamaya da karar verdim.


İçinde  Paris'le ilgili fotoğraflar ve tablolarda var.

Bu gece yapmam gereken bilmem kaçıncı işten sonra, bu kitaba da başlamak istiyorum.

17 yorum:

HYPATİA dedi ki...

Çok güzel sımsıcak bir yazı olmuş...bu soğuk sonbahar akşamında bizlere tanıttığınız filmler ve bu kitap için teşekkürler...umarım kitaba bir an önce başlarsınız :)

cafenoHut dedi ki...

Onca koşuşturmaya yine de iyi dayanıyorsun bence:)
Şu Paris filmini ben de en yakın zamanda seyretmek istiyorum ve umarım günün birinde Paris'i görme şansın olur...

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Bu postu çok sevdim,niye mi Zeynepcim? kendine zaman ayırmaya karar vermen ve uygulamaya geçtiğin için...
Filme ben de bayıldım,seninle aynı duygular içindeyim,Dali kısmında da...
Fotolarını,gece ışığında çekmen çok hoş!çok beğendim:)
Bu arada kitabın da ilginçmiş,okudukça akatarırsın tabi resimlerden de...

okuyan dedi ki...

kendine vakit ayırabilmene sevindim... fakat kısıtlı zamanlarda hele de yorgunken ne seyredilen filmin ne de okunan kitabın keyfi olmuyor maalesef:( kitabı ben de merak ettim... okudukça izlenimlerini paylaşırsan sevinirim...
sevgilerimle...

laleninbahcesi dedi ki...

süper işte Zeynep, kendine zaman çalmaya devam:)
Ne ilginç nedense ben de en çok Dali kısmında eğlendim... Sürrealistlerin , gelecekten geldim dediğinde çok normal karşılamaları nasıldı...
Kitap olağanüstü görünüyor çok cezbedici...

Sevgimle

elif-kayra dedi ki...

inşallah birgün pariste dilediklerini yapma imkanın olur.bol bol fotoğraf çekersin.

Didem Yazici dedi ki...

Film çok güzeldi gerçekten. Bir kez daha birlikte seyredelim Zeynepcim ! Çocukları odasına kilitleyelim, onlar oyun oynarken bizde izleriz :)

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Çok keyifli, ben de çok severim. Eşim de şehir dışında olduğunda çocukları da yatırıp kendime vakit ayırmayı çok severim. Geçen yazınızın ardından kendinizle başbaşa kalmanız iyi olmuş:)

Deli Anne dedi ki...

A-a! Az önce akan zamana karşı blogunda Midnight in Paris bahsi vardı. Ben de aklıma yazdım derken şimdi sende de okudum.. izlemeliiiyiiim

laleninbahcesi dedi ki...

Zeynepcim güzel yorumların için çok teşekkür ederim...
Babam şimdi çok daha iyi...

Buket dedi ki...

zeynepcim, sende benim gibi loş ışık ve mumları seviyorsun. milliyet sanat alamamıştım, demek haneke filmi vermiş.bu filmini seyretmemiştim..

Meyra dedi ki...

Zeynepcim ne güzel ne keyifli kendine zaman ayırmaya başlamışsın bana yazdığın gibi sıra böyle istikrarla uygulamakta:))bu arada şu Paris filmini halaa izlemedim meraktayım şart oldu:)

Aslı dedi ki...

Nasılda iç dinlendiren bir görüntü olmuş. Kış ayında benimde en sevdigim görüntü budur. Film ve kitap seçiminizde bu duruma çok uymuş :)

Özellikle o fotograf benide çok etkiledi..

Eren dedi ki...

Dolu dolu bir haftasonu olmuş sanırım, Cache'nin sonunu nasıl buldunuz? Ani sonu beni şaşırtmıştı doğrusu ama yine de izlerken keyif almıştım.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Merhaba Eren,
Cache'yi 3 defada izledim. uyuya kaldığı için ve sonunu da anlayamadım. Sen anladıysan benimle paylaşırsan memnun olurum.
Sevgiler.

Aslıcım merhaba.
Kışın vakit ayırdıkça, haftasonları bu görüntütü yaratıyorum kendim için.. Fransız konusu bu hafta da başka bir konuyla pekişti. Onu daha sonra paylaşacağım.

Meyracım, şu aralar moral için tek yapabildiğim film izlemek. Çok dinlendiriyor gerçekten.

Buketçim, evet mum ışığını çocukluğumdan beri severim. annem çok kullanırdı. bir dolap dolusu mumluğum var diyebilirim. en çokta kışın kullanıyorum.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Deli annem, izlemişindir umarım. İnsanı biraz olsun, içinde bulunduğu durumdan çekip çıkaran bir film.

Merhaba Semi :) en güzeli çocuklar yatınca vakit kalıyor dimi...

Didemcim, evet çok keyifli olur, başbaşa film izlemek... ama onlar yine de rahat bırakmazlar.

Elif-Kayra ; çok görmek istediğim yerlerden biri Paris... ama doya doya sokaklarında gezmek istiyorum..

Lale hn. sürrealistler için hayatta ki herşey normal. Hiç eleştiri yok , hep hoşgörü var. Keşke herkes sürrealist olsa.

Merhaba Okuyan, aynen öyle.. yorgunken hiçbirşeyin tadı olmuyor. Ama en güzeli durmak .. durmak... dinlenmek..:)

Natalicim, bu kitabı alalı çok oldu. belki 10 sene. ara ara okumuştum, içinde ki resimlerde çok güzel... tekrardan okumaya başladım. Ama birkaç kitap bir arada okuduğum için, hemen bitiremiyorum kitapları.Şu an hep öncelik Orhan Pamuk'un :)

Cafecim; gerçekten iyi dayanıyorum... ama yıpratıcı. Paris'i yaşamakta istiyorum... sadece görmek değil...

Hypatia; tanıştığıma çok memnun oldum. Kitaptan güzel alıntılar paylaşacağım sizinle..

Eren dedi ki...

Cache hicbirsey olmadan aniden bitti, ne oldugunu anlamadim hatta jenerik yazilarini bile sonuna kadar izledim belki birsey cikar diye:)0