12 Aralık 2011 Pazartesi

BİR İTİRAFIM VAR :(

Bir sene önce...
Canım sıkkın, hiçbirşeyden keyif almaz durumdayken, sağa sola gezinip dururken, biraz sonra uyku halinde ki kızımın yanına gidip, her gece yaptığımı yapacağım.... Neden mi sıkkın...

Eylül'den beri evrim geçirmiş haldeyim. Ben eski ben değilim. Bu konu sadece kızımla aramızda olan ilişkiyle ilgili. Çok zor bir dönemden geçiyoruz. Aslında ben mi geçiyorum, yoksa kızım mı geçiyor bilemiyorum. Kendime de haksızlık etmek istemiyorum, çünkü acı çekiyorum. Ağlıyorum, yaptıklarımdan dolayı affedemiyorum kendimi. Kendim olamıyorum. Canavarlaşıyorum. Yaratığa dönüşüyorum.
Melisa'm okul hayatına başladığı ilk günden beri, bir ders çalışma mücadelesi veriyor. Akşam saat dört buçuğa kadar okulda olmak ve eve gelip, 2 saat çizgi film izlemek ve sonrasında , yedide eve gelince annesiyle ders çalışmanın ya da stresin ya da bağırtının şiddetine katlanmak zorunda. Bunları yazıyorum ki belki utanıp, kendi ipimi kendim çekerim. O kadar çok okuması yazması gereken şey var ki, bir karar vermeliyim. Herşeyi akışına mı bırakmalıyım, başarısız olmasını öğrenmeli mi, ya da ders çalışma disiplini kazandırıp, çalışma sonucu başarıyı tadıp, ders çalışmaktan keyif alır hale mi gelmeli. Ben daha masanın başına oturur oturmaz, artık bir sakinleştiriciyi aşerir vaziyette, kaskatı kesilmiş olarak , kulaklarımdan ısı saçıldığını, gözlerimin kocaman açıldığını hissediyorum. Yavaş yavaş yükselmeye başlayan ses, sürekli kamçılanan ve tahrik edip, sinir bozucu hareketler... ya da öyle sanılması ... Hiçbirşey eskisi gibi değil.

 Evin içinde yankılanan ses benim sesim değil. Zamanla yarışır vaziyette, her durup duvara bakışı, silmeyi yavaşlatması, bir yerlerini kaşıması, oturma şeklini sürekli değiştirmesi, ve yine kaşınması, tuvalet, su meselesi, burun silmesi, bağırmamı sakin karşılaması, harfleri karıştırması, saatin gözümün önünde su gibi akıp gitmesi, silgi kırıntıları, durmalar, sürekli pazarlık hali....Zeynep başka derdin mi yok.... herşey normal hayatında kendine gel demem, yine herşey normal ama ben normal değilim , diyip daha da sinirlenip, ilk kaşınmasında çığlık atmam, Çin işkencesine dönen bir ders çalışma seansı.

Bunlar itiraflar, ağlayarak yazılmış itiraflardır. Bu resim tam 1 yıl önce bugün çekilmişti. Bu resim ne kadar saf, ne kadar sakin, bağırma yok, sinir yok, yıpranmışlık yok, kırgınlık yok, bir anne ve kuzusu..
Her akşam, uykudayken gidip öpüp koklayıp özür diliyorum. Bir daha ki sefere, sakin olacağım diye söz veriyorum. Ama her akşam yine aynısı yaşanıyor. Gerçi , ben yine onun bir tanecik annesiyim, öpüp koklamaya doyamıyor. Ama bunların izi kalırsa... bakın bu düşünce beni yine çaresizliğe düşürdü.
     "  Anneciğim, seninle çalışırım, ama öyle delirmek falan yok , tamam mı" diyor.

Hayat çok acımasız... Öğretmenlerin, okulların , velilerin keşke çocuklardan çok beklentisi olmasa... Herşeyi akışına bıraksalar. Ben tüm okul hayatım boyunca hırslı olmadım. Hep uykuya yenik düştüm. Hiç bir sınavıma çalışmadım. Ne istediysem onu yaptım. Sınavım varken, kitap okudum, okurken uyuya kaldım, resim yaptım, yorgun düştüm uyudum... Ama hep sorumluluğumu bildim, aslında bende kızım gibi, çok da çalışkan olmaya gerek yok dedim. Şimdi ne bekliyorum ki... ama kimse beni ilk günlerden beri ders çalıştırmadı.

Bu durum biraz eziyet haline dönmeye başladı. Yenmeye çalışıyorum. En kısa sürede, ilişkilerimi ve ruh halimi normale döndürmeye söz veriyorum.

44 yorum:

Leylak Dalı dedi ki...

Canım ne endişe et, ne kendini suçla. Bu okula yeni başlayan çocukların çoğunda böyle oluyor ne yazık ki. Sen de yeterince yoruluyor ve yıpranıyorsun, tepki vermen doğal. İnan ben öğretmen olduğum halde oğlumla ders çalışırken çileden çıkıyor canavara dönüşüyordum. Zaman içinde herşey normale döndü, seninki de öyle olacak inan. Hiç üzülme, akışına bırak. Sevgiyle...

CEPAYNASI dedi ki...

zeynepciğim,
benzer sorunları yaşayan bir arkadaşım,üniversiteli bir abla ayarlayıp,ders çalıştrma işini ona bırakmış ve çok memnun kalmıştı...
kolay gele...

SalihaBetül'ün Annesi dedi ki...

bir çırpıda okudum yazdıklarınızı. herşeyin yoluna gireceğinden adım gibi eminim. bu bir alışma süreci ve bu süreç ister istemez sıkıntı verecek. önemli olan bu süreci az hasarla atlatmak. Çok üzmeyin kendinizi, yavrunuzu.. Sabır ve kolaylıklar diliyorum çokça..
feride

New York'tan dedi ki...

Yanliz degilsin,kendini suclama, arkadaslarin dedigi gibi bu bir surec, ders calisma aliskanligini vermemiz lazim bir sekilde,inan haftada iki gun after schoola cocuklarin odevlerine yardima gidiyorum,malesef ilkokul bese giden ve odevini yapamayan, umursamayan cocuklar var, acikcasi ben dersler konusunda katiyim, kurallar var uyulmasini istedigim.Ilk okula basladiginda yazmasi gerektigi gibi yazmadigi (yapmis olmak icin yaptigi odev )icin yazdigi sayfayi yirtip tekrar yazdirdigim gunler oldu :)

Simdi dorduncu siniftayiz,odevin bilincinde, ben hic karismiyorum sadece kontrol ediyorum.

laleninbahcesi dedi ki...

Zeynep karşı tarafta oturuyordun değil mi?.Gamze ile konuşturmak isterim seni.Hatta Melis ile.Nasıl ders çalışması gerektiğini falan. Mesela ders çalışırken senin daima yanında olman ne kadar doğru bilemedim. Biraz oluruna bırakmalısın
Ya da keşke etütlü bir okula gidebilseydi. Orada derslerini öğretmen enzaretinde yapıp geliyorlar.Ne tip okula gidiyor bilmiyorum ama böyle eğitim veren bir sürü devlet okulu var. Ya yardımcı bir abla ayarlayacaksın. Yoksa bu durum ikiniz açısından da travma yaratacak.Sana sorun değil, endişe etme demek istemiyorum. Çünkü yara alan duyguların tamiri çok zamana mal moluyor sonradan. Tabi bu arada seni asıl stres yapanın sadece Melis'in ders çalışma sorunu olup olmadığına da bakmalısın.
Zeynepcimm, annelik çok zor gerçektende hep çocuklarımız en iyiş olsun istiyoruz, o yüzden sana kolaylıklar diliyorum.

İkinizi de çok öptüm sımsıkı kucakladım.

Didem Yazici dedi ki...

İkinci dönem daha rahat olacakmış Zeynepcim. Emre'nin Öğretmeni de söyledi. Artık okumayı öğrendikleri icin dergilerin eksiklerini evde tamamlamayın dedi. Çocuklar sıkılıyorlarmış. Değişik okuma setleri alıp okuma çalışmasi yapın dedi. Üzme prensesi ders çalıştırmak için. Ödevini yapsın, eksikleri tamamlamasın bence. Okumayı yazmayı ögrendiler artık. Bırak kuzuyu anne-babasiyla keyifli vakit geçirsin evde :)

resimli günlük dedi ki...

Seni anlıyorum...Ama her şey aynıyken kendi başına ruh halini değiştirebilmek çok zor.Senin de yazdığın gibi o masanın başına oturduğunuzda öfkeli olma durumuna geçmeye alışmışsan hiç bir şey olmadan da öfkeli olursun zaten.Bir şeyler değişmeli ki sen değişebilesin.Allah kolaylıklar versin...

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

REsimli Günlük; durumumu çok güzel ifade ettin. Ama değişmeliyim.İyi ye gidiş değil bu benimki.


Didemcim; bizim öğretmende eksikleri tamamlatıp, okula imzalı göndereceksiniz bende bakıp imzalıycam dedi. Öğretmenlerin hırsı sanırım beni strese sokuyor. Bir de yarış halindeler sanki kendi aralarında. Defterler ütülü gelsin dedi mesela ...

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Sevgili Lale hn.
Melisa Ataşehir'de bir devlet okuluna gidiyor. Okul etütlü. Ama etütte hem sıkılıyorlar diyor, hemde ders yaptırıyorum diyor. Eksikleri de evde tamamlıyor. Ama hersey eksık. 42 kısılık sınıf ve herkesle ılgılenemıyorum sız yardımcı olucaksınız dıyor. Inanın okumayı yazmayı bız ogrettık sankı. Bu dönemde yanında oturup calıstırın dıyor, ama Melisa zaten yazı ya da doldurma işi olunca, benı yalnız bırak, sonra kontrol et modunda. Ders calıstırma ısı, okutma, heceletme, heceleterek yazdırma, Cümle yazdırma işi için benim yanımda olmam gerekiyor, öyleymiş ki, ben bizim zamanımızda böyle bir şey oldugunu hatırlamıyorum. Evde bır bayan karsılıyor Melisa'yı sadece yemegı ve evle ılgılenıyor. Derslerı ıcın bır ablaya ıhtıyac duymadık henuz. ama onumuzdekı sene, sanırım hepımızın saglıgı ıcın boyle bırsey olucak. ya da kendı alıskanlıgı olucak, ıhtıyac olmayacak. Su an stres yapan konunun buyuk kısmı Bu ders konusu, ama tabıı kı, ısım, yapmak ısteyıpte yapamadıklarım gıbı bır suru konuda var.

New York, Şu an ki durumuma çok benziyorsun. Fazla kuralcımıyım, herkese göre değişir aslında ama, herşeyde benim istediğim gibi olamaz. Öğretmenın disiplinli olması beni strese sokuyor sanırım, bende sen yırtıyormussun, ben sılıp bastan yaptırıyorum....

SEvgili Feride, tesekkur ederım dıleklerın ıcın.. sabır gerekıyor, ve farkında olup bır an once bu donemı bıtırmem gerekıyor. ya da seklını degıstırmelıyım.

Sevgili Cep aynası, onumuzdekı sene ıhtıyac halınde ılk dusunecegım konu bu olacak. bu sene tecrubesızlık oldu. bır bayanla anlastım, evde ben gelmeden ev ıslerıne yardımcı oluyor. her ıkısını bır arada yapmak ıcın gucum yok. onu da yarı yolda bırakamam.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Sevgili Leylak Dalı,

Bir öğretmenden bu cümleleri okumak, özellikle günün ilk saatlerinde beni rahatlattı. SAdece ben canavar değilmişim. Ama olmakta istemiyorum, konu bu... Bitsin istiyorum, ileri ki dönemler içinde kendi okumayı yazmayı öğrendikten sonra, ödev ve görevleri yapma şevkinin kızımın içine düşmesini diliyorum.

kara kitap dedi ki...

ah hepimiz aynıyız galiba.çocuklara da hak veriyorum,çok fazla ödev veriyor öğretmenleri. artık ben eğer öğretmen kontrol etmeyecekse ödevleri yapması için zorlamıyorum.bütün gün zaten okulda yoruluyor bir de her akşam 11'e kadar ödev yapıyoruz.yarısı da sabaha kalıyor.çocuk sohbet etmek, oyun oynamak istiyor.hak veriyorum.yoksa tembel,sorumsuz değil çocuklarımız zeynep.yani kızma ona oyalanıyor diye, onların gözünden görmeye çalışmalıyız. benimki de bir t çizerken en az 2 dk harcıyor.yavaş yazdığı için okulda tamamlayamadığı yazıları da eve getiriyor. yaptırmıyorum.sohbet ediyoruz.ben ona kitap okuyorum.ben iş yaparken o bana okuyor. sıkma kendini,oluruna bırak.olur o... :))

Sihirli Günce dedi ki...

Geçen sene zaman zaman benimde çığrımdan çıktığım günler olmuştu.Ama sonra anladım ki bu tavır ikimize de hiç iyi gelmiyor.Ama birinci sınıf gerçekten çok zor.Çocuk için çok daha zor ama...Peri yazı yazarken bilekleri ağrıyor ve ağlıyordu.Ne ki daha kuzu bunlar.Şimdi ikinci sınıftayız ve geçen seneden eser yok.Herşey çok daha yolunda gidiyor.
Demem o ki sadece bu yıl biraz daha sakin geçerse,sonrası zaten daha refah....

Damla dedi ki...

Merhaba Zeynep ;
benim oğlum etüdlü bir okula gidiyor ve eve geldiğinde tüm ödevleri yapılmış oluyor.
Birçok arkadaşımdan da senin gibi yakarışlar duydum sene başında çoğunluğu bir yardımcı almak zorunda kaldı ,yatılı ya da sadece okul sonrası 2-3 saat için.
Eskiden daha kolaydı herşey zaman bu kadar kısıtlı değildi ama şimdi biz çalışan anneler koşturmaktan çok daha fazlasını yapmak durumunda kalıyoruz.
Ama unutma hiçbirşey ama hiçbirşey buna okul başarısılığıda dahil senin kızınla arandaki diyalogdan daha önemli değil.
Sevgiler.

Nihan dedi ki...

canım bunlar çok normal...çocuklar her konuda kendilerine yetebilene kadar bizlerin durumu bu işte...umarım herşey yoluna girer..

laleninbahcesi dedi ki...

Sevgili Zeynep, sorunun kaynağı , sanırım bir de o kadar kalabalık bir sınıf.
İkinci sınıfta her şey çok daha kolay olacak, hatta ikinci dönem e bile farkedecektir. Biz de benzer bir sorunu Nazlının resim dersinde yaşamıştık. Çocuklardan ressam gibi resim yapmalarını bekleyen bir resim öğretmenimiz vardı. Sonuç da işi babaya düştü.Hala bile okuduğu Anadolu lisesinin duvarlarında hatta müdür oddasında kocamın yaptığı resimler asılı. Müdür odasında Çanakkale savaşı ile ilgili yaptığı resmi çerçevelenmiş olarak asılı görünce şok olmuştuk:)
oHHOOO post gibi yorum yazmışım.

HAYATIMDAKI D'ler-Pınar dedi ki...

Zeynepciğim,aynı druum benim 1 ay önceki halimdi.Acaip sinirleniyordum,her seferinde sinirlenmemek için kendimi zor tutuyordum.ne mi oldu?Sadece yanına kontrol için gitmeye başladım?Güzel bir defter aldım,oyun halinde söylediğimi yazmasını istedim.Olmadı,yapmak mı istemiyor?Bu senin sorumluluğun sen bilirsin dedim.Öğretmenleri de ödev yapmak istemese zorlamayın diyor.Bırak ,hesabını o öğretmenine versin.Bunu diyorum sana ama arada ben de sinirleniyorum ama sonra kendimi sakinleştirmeye çalışıyorum,sakin ol ,derin nefes al,çok zor bir süreç biliyorum ama geçecek.:)))

EBRU dedi ki...

Bu yıl kız kardeşimin oğluda birinci sınıfa başladı ve yaşananlar hep aynı. Okul peşinden etüt ev ve ödevler... 62 kişilik bir sınıf öğretmen veliler yardımcı olacak diyor ama her gün 5-6 sayfa ödev vermektende geri kalmıyor. Bu durumda çocuklarda çok haklı velilerde. Benim kızım 3 yaşında ve gerçekten çok uslu bir çocuk ama bazen hayatın temposu ile yaptığı küçücük bir şeyden bile sinirlenebiliyorum. Bu yüzden kendini bu kadar suçlama bence çocuklarda anne ve babalarının zayıf noktalarından vurmayı çok iyi biliyor bunu unutmamak lazım.

cafenoHut dedi ki...

Ahhh kıyamam. Nasıl zor bir dönem, hiç aklıma gelmeyen detaylar.. Okudukça içimde hissettim senin çaresizliğini, ben olsam ne yapardım diye sordum kendime..
Gerçekten çok zor kendine hakim olmak. Bana da kimse ders çalıştırmadı, ama öyle bir sorumluluk vermişler ki, bazen ağlardım, hiç sevmezdim okulu.. O zaman iyi çalışma kızım yeter derlerdi, bu sefer annemle babama sinirlenirdim. Ne yani çalışmayıp ne yapayım, ben öğrenciyim yapacak başka birşey yok derdim, ağlaya ağlaya çalışırdım. Benim gibi her sınav öncesi ağlayıp sonrada okul birincisi olan, okuldan nefret eden ve hatta öğretmenler tarafından tanınmayan birileri de vardır herhalde:)
Nasıl böyle sorumlu hissetmişim kendimi, bana ne yapmışlar, ne demişler bilmiyorum, sorsan onlar da bilmez...
Umarım en kısa zamanda herşey yoluna girer.

inci çiçeği dedi ki...

sıkıntını anlıyorum, başlarda çok zor ama ben doğrusu bir eğitimci olarak annenin çocuğun başında ders yaptırma işine karşıyım, öğretmen sözü bu dönemde daha geçerlidir, öğretmenin verdiği ödevler anne tarafından bence sadece kontrol edilmelidir, ama her çocuk farklıdır, bence inatlaşmaya girmeyin sakin olun( olabildiğinizce) kısa zaman sonra herşeyin yoluna girdiğini göreceksiniz:)) sevgiler, kolay gelsin...

colette dedi ki...

Zeynepciğim hemen her annenin yaşadığı sıkıntılı bir dönemden geçiyorsunuz.Belki biliyorsundur ben eğitimciyim ama inan benzer sorunlar bizde de yaşandı. İlkokul sıkıntılı bir dönem,veliler çok hırslı,sınıflar kalabalık,öğretmenler yorgun bıkkın ve isteksiz.İnan ki olan çocuklara oluyor. İlişkiniz yara alacaksa -ki bunun telafisi okuldaki başarısızlığın telafisinden daha zordur-bırak güzelim. Melisa neyi ne zaman ve ne kadar yapması gerektiğini nasıl olsa öğrenecektir. Bir -iki kez ödevlerini yapmadan gidince zaten mahcup olacaktır. Olmadı mı zaten sen çatlasan sonuç değişmez. Ne olur okuma yazmayı geç öğrenirse? Zaten öğrenecek varsın geç olsun. Lütfen her şeyi kulak ardı et ama ilişkinize zarar verme.Dilersen Cepaynası'nın dediği gibi bir abladan derslerine yardım etmesi için yardım al.Ya da emekli bir eğitimciden. Zamanı ve sabrı olan herhangi biri de olabilir bu...Okulların rehber öğretmenleri bu konuda sana danışmanlık yapacaktır. Okulda öğretmeni ve yöneticileriyle görüş ama ne yaparsan yap kendini ve Melisa'yı hırpalama. Sana kolaylıklar dilerim!

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Sevgili kara kitap, ben gelene kadar tv izliyor, sonra hadi ders diyince, ben hiç oyun oynamayacakmıyım diyor. Çok haklı. Oyuncak heves ediyor, alıyoruz, o anlık oynuyor. devamını getirmeye vakti yok ki. Akşam yatarken okuyacağımı bir çok kitap duruyor. Çünkü , uyumadan önce son dakikakaya kadar ders çalışıyoruz. Ama dedim ya, sizin sözleriniz benim kendimi düzeltmede faydalı olucak..
sevgiler

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Sihirli Güncem, evet sakin olmaya çalışmak bence daha iyi olucak. Bu dönemi yeni atlatmış biri olarak tavsiyen için tskler.

Sevgili DAmla, benim kızımda etütlü okula gidiyor. ama ders yapıyorlarmış etütte. eve de yarım kalanlar gelıyor. okuma sayfaları, yada o gun ıcınde yapılmıs dikteler.. ödev demiyorlar zaten adına hiçbir zaman. bizde onları tamamlıyoruz. Bir de dergi çalışması, onu da evde yaptırın bir hafta içinde diyorlar. Belki bu fazlalık. Ama bu öğretmenler çok hırslı, sanırım şu an bunun sıkıntısını çekiyoruz. önümüzde ki senelerde daha rahat ediceksiniz diyor.

Nihancım, evet kendi kendine yetebilmede sanırım okumayı söktükten sonra olucak.

Sevgili Lale hn.
Sabahın erken saatlerinden beri bana destek veriyorsunuz, ne kadar iyi geldi anlatamam, terapi gibi. Evet sınıf kalabalık oldugu ıcın bu vazıyetteyız zaten. 20 kısılık sınıf olsa boyle olmazmıs, öğretmenimizin kendisi de itiraf etti.. REsim konusuna ne kadar güldüm anlatamam..

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Sevgili Pınar, aynı dönemi eşdeğerde yaşıyoruz anlaşılan. Alıştırmalarla ilgili sıkıntıdan ziyade, okumayı ve sözlü yazdırmayı yazdırırken yanında biraz daha destek olmak gerekiyormus. Bu dönem çabucak geçse ki, 2. dönem daha rahat olucakmıs. :)


Sevgili Ebru, 62 kişilik sınıfı duyunca inanamadım. Şükretmeliyim sanırım. Bize de ekstralardan ayrı verilen 5-6 sayfa, harflere göre hece okuma sayfalarını yaptırmıyorum bile, ama düşün ki, o sayfaları gönderirken bunlar ödev ya da değil demiyordu. Bizde her çantasına konulanı yaptırıyorduk. Sürekli değişik kaynaklardan fotokopi...
zaten zayıf noktanın uzerıne calıstıkları ıcın canım yanıyor.

cafecim, aslında anlattığın durum biraz Melisa'nın durumuna benziyor. Çalışma kaldır diyorum, hadi bir hiddetle, hayır yapmam gerekiyor diye ağlamaya başlıyor. Bu arada okulu da sevmiyor bu yüzden diyor. Gerçi biz daha çok başındayız.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Sevgili inci çiçeği; desteğiniz için teşekkür ederim. Yorum bırakmanıza çok sevindim. Ödev yaptırmak konusunda kendi başına yapılacak bir durum olursa, beni odasından çıkarıyor, ben yapayım, sana süpriz olsun diyor, ama okumasında ve söyleyip yazdırma, dikte konularında sıkıntılarımız var, çok çabuk sinirlenip geriliyorum, ve bağırmaya başlıyorum. O da zorlandığı için oyalanıyor.... ve evet inatlaşmaya gidiyorum.. o da tepki gösteriyor , ama benim dediğim yapılacak dediğim içinde çirkin bir pişmanlık duygusuyla karşılaşıyorum. Siz konuyu çözdünüz. İnatlaşmadan çalıştırmalıyım. bu akşam deniycem.

Sevgili Colette, öğretmenlerimiz dediğiniz gibi çok zorlanıyoruz diyorlar. Belki de onların hırçınlığı bize yansıyor. Koşturuyorlar velileri, bizleri, bizde koşarken çığlık atıyoruz. Okumayı ve yazmayı geç okusa okumasa sorunumuz bu değil aslında, ama melisa'nın şöyle bir özelliği de var, başarısız olunca, ben zaten beceremiyorum diye, o işten kaçıyor. Sakin olmak ve biraz daha işi akışına bırakmaya çalışmalıyım... Desteğiniz için ve güzel yorumunuz için tsk ederim.

İrma dedi ki...

bence çocuğunuz sizinle ona göre sıkıcı gelen dersleri arasında bağ kurmuş durumda, bir öğretmen olarak size şunu tavsiye edebilirim. kesinlikle ona ders çalıştıran siz olmayın. bir etüt merkezi, yada anlaştığınız bir arkadaşınız... ama artık o kişi siz olmayın. yoksa bu onda kalıcı hale gelir ve hayatı boyunca ders çalışmayı sevmeyen ve doğal olarak da başarısız bir çocuk olur. bir de çocuğunuzda dikkat eksikliği olabilir bir doktora gitmeyi düşündünüz mü?

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Merhaba İrma, Tavsiyen için teşekkür ederim. Kalıcı birşeylerin olmasından çekincem ki, aslında davranışımı değiştirmek çözüm. Zaten bu şekilde giderse, evde çalışma yaptıracak bir abla olsun bence ...
Dikkat eksikliği konusunda çekincelerimiz vardı, anaokulundan uyarmışlardı. Hatta dürtülerini kontrol edemiyor sanki dediler. Bizde aldık bir uzmana gittik, 1,5 saatlik bir test yaptı. Yerinden 1 dakika kalkmadı, bir kere off sıkıldım demedim, biz artık oturmaktan yorulduk. Her sorulana cevap verdi. Doktor eser yok dedi... içimize su serpildi....

yorumun için çok teşekkür ediyorum, destek olmanız, söylediklerinizin hepsini dikkate alıyorum. Bunun için sizlerle bu konuyu paylaştım..

zeynep dedi ki...

Ben de 4. sınıfta okuyan çocuğu olan bir anneyim . Maalesef günümüzde gerek okullar , gerekse veliler çok hırslı bu durum da gelecekte çocuklar üzerinde onarılması güç yaralar açabiliyor . Çocuklarımız çok haklı , oyuna ,dinlenmeye , başka herhangi bir etkinliğe zaman kalmıyor . Sonuç , sinirleri yıpranmış anneler ve okuldan soğumuş çocuklar . Daha yolun başındasınız . Hayatta kızınız ve sizden daha değerli bir şey yok .O nasıl olsa okul hayatına devam edecek . Zaten işi çok zor , bir de evde stres yaşamasın . Çocuklar evde huzur bulmak , anne - babalarının yanında destek görmek istiyorlar . Sizde kızınızı çok seviyor ve çözüm arıyorsunuz . Siz anne olarak ondan neler istiyorsunuz , o da sizden ders konusunda nasıl davranmanızı istiyor önce bir konuşup anlaşın .Bence ders çalışmayı evde keyifli hale getirin , eziyet gibi gelmesin . Ders aralarında mola vermesini sağlayın , bu arada istediğini yapsın . 10 dk.bile yeter . Ders tamamiyle bitince de birlikte çizgi film vs. izleyebilirsiniz . Annelerin evlatlarını her zaman sevdiği gibi onlarda her koşulda annelerini sever ve anlarlar . Merak etmeyin herşey yoluna girecek . Zaten birkaç yıl sonra göreceksiniz ödevlerini kendi yapıyor , sınavlara kendi çalışıyor olacak . Kusura bakmayın bir anne olarak feryadınıza karşılıksız kalamayıp , çok uzun yazdım . Dediğim gibi hayatta en önemli şey çocuklarımızın , sağlık , huzur ve mutluluğu . Gerisi teferruat . Sevgilerimle .

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Zeynep hn. Merhaba.
Öncelikle desteğiniz için tesekkur ederım. Benim için görüş almak gerçekten çok önemli. Bir şekilde sıkıntıma yetiştiniz , ne kadar mutlu oldum anlatamam. Bugunden sonra sizlerin verdiği desteklerle daha farklı olacağıma inanıyorum.
Dediğiniz gibi, ders saatleri eziyet halinde her iki taraf için... Vakitle yarışmak stres yaratıyor. Bir yandan da hem kızımın hem de benim yapmak istediklerim var.
Sevgilerimle

hayatizlerim dedi ki...

Canım kendini üzme, ikinci sınıfın ortasından itibaren düzeliyorlar. Ben oğlumla yaşadıklarımı yazsam inan roman olur; o dönem sağlığım bile bozuldu ama değmiyor inan ki; geçiyor hepsi... Seni de geçecek, sevgiler...

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Sevgili Hayat izlerim, o zamana kadar sağlam kalabilirmi benimde sağlığım merak ediyorum. Ben sinirlenmesem herşey yolunda olur aslına.

mademoiselle marttle dedi ki...

bu kadar takilmana gerek yok zeynep, bagirilacaksa bagir, bizim nesil (bizden cok sizin nesil, en cok da annemlerin nesil) her firsatta azar isiterek, ara sira popoya saplak yiyerek, cimciklenerek buyumedik mi? hicbirimiz de manyak olmadik, travma falan yasamadik. cocuk daha ilkokulda bosverirse, temeli zayif olursa, ilerleyen yillarda ne yapacak? bu konuda net bir tavir koymak lazim bence.

Buket dedi ki...

zeynepcm, sana kötü bir haberim var :( sorunlar hiçbir zaman bitmiyor. pelin 2 ye gidiyor. ders sorumluluğu var ama yarım saatlik ders 3 saat sürüyor. zamanda hızlı akıp gidiyor, geriye bir şey kalmıyor.oturup masa başına sakin sakin çalışsın istiyoruz. ben öyleydim çünkü, kimse yardım etmezdi. ama onlar böyle değil. o kadar çok konuşuyor ki .zaten tüm gün kafam şişmiş eve geliyorum.sabır kalmıyor. ders sırası etrafa atılmış kitaplar, açilıp kalorifer arkasına atılan kalemler , çantanın toplanmaması da cabası..

Burcu dedi ki...

işten yorgun geliyorsun tahammülün azalıyor sonucta ona da hak ver cocuk var yuregınde bılıyorsun tatlım sen yıne de ona karsı anlayıslı olmaya bak sınırlendıgınde kalk bır nefes al camı ac derın derın sogugu hısset yuzunde sonra gel tekrar başla ama kızma annesı :)) kalmaz hem içinde büyüynce senin gibi güzel bakan annesi olduktan sonra :) canım benim yazdım cevap yorumuna ama döndüm ben bir daha ki sefere haber veririm sevgiler tatlım :)

Elifinelizi dedi ki...

canım benim yaa . öyle kızıyorum şu yeni eğitim sistemine çocuklar çocukluklarını yaşayamıyorlar . öyle ağır sorumluluk yükleniryoki küçücük bedenlerine . Ki Melisam daha küçücük ve çok başında adımlarının . Öğrenicek sorumluluğu ama ona biraz zaman ver .
gün içersinde , çalışma hayatında herşeye öyle sabırlar sarfediyoruz ki tabi doğal olarak akşama tükenir . Canım benim kendinede o kadar yüklenme seni dahada verimsiz hale getirebilir . Birde minik bir tavsiye hiç bir tecrübem yok ama belki eşinle nöbetleşe yapsanız , yada baktın ogün hiç tahamülün yok ,çalışma saatleri uygunsa belki senin yükünü hafifletebilir.
Melisa çok başka bir çocuk ve herşeyin farkındadır inan , vicdan yapma canım benim .
çok seviyorum sizi

Kokosss ;))) kelebek dedi ki...

kolay gelsın oncelıkle , aslında bır cok kısının yasadıgı ve emınm herkesın bır donem yasayacagı durum...ama emınım cok cıcı mukemmel annsın o yuzden boylesın

Aslı dedi ki...

Çocuklar belli bir döneme giriyorlar sanırım Melisa'da o dönemde şimdi.

Kaldıki biz çocukken böyle degildi hiç bir şey ve dedigin gibi ailelerimiz bu kadar üzerimize düşmüyordu. Gerçekten öyle iyi bir annesinki, geçicek bu dönem bencede..

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Aslıcım, zor dönemden geçiyorlar, ama bende yorgunum o yüzden kendimi kontrol edemiyorum. herşeyi akışına bırakamıyorum, aslında sizlerle paylaşım gerçekten iyi geldi. dün ve bugun kendimi frenlemeye başladım. daha ıyı anne olmaya calısıyorum :) tskler

kokos Kelebek; aslında bizlerin bu dönemlerden önce kısa kısa terapiler görmemiz gerekiyor. Davranış biçimleri gibi. Eğitim şart....:)

Elifcim, dün akşam bu konuyu konuştuk eşimle. aslında ben kendim üslenmek istemiştim. ama son günlerde çok yıpratıcı geldi, artık paylaşacağız..

Burcucum, dün akşam ve bu akşam daha başarılıydım. söz verdim kendi kendime, tövbe ettim gibi.:) söylediklerini de mutlaka uygulayacağım. kaçırmışım tarihlere bakınca farkettim. bir daha ki sefere mutlaka. sevgiler.

Buketcim, ben böyle olduğunu anladığım için zaten, bu durumuma , yani gevşeme, yani sakin olma yolunda kendimi değiştirmek istiyorum. Bizim değişmemiz lazım aslında. Bu şekilde ben sağlıklı bir şekilde hayata nasıl devam edeyim yoksa. Onlar bizden daha rahatlar, o zaman sonuçlarına katlansınlar di mi ama, belki öyle olucak ki, kendi kendilerine çalışsınlar... senin için daha da zor. sen de öğretmensin çünkü. bütün gün aynı şekilde.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Mademoiselle ;ders çalışma disiplini kazandırmak gerçekten çok önemli. ama bunu kendimi strese sokmadan yapmam lazım. çünkü bağırdıkça, sanki sağlımdan bir parça gidiyor. temelinin zayıf kalmasına öğretmenler pek fırsat vermeden, çok fazla kaynak desteği veriyorlar. Buna da uyum sağlamayı mecburi tutuyor. Bu da yoğunlaştırıyor işi. Aslında ben evde otursam, çalışmasam. Kızım geldiğinde evde olsam, bütün bunları bitirmeye zaten vakit var. Ama 7'de evde olan ve yemek bile yemeden derse başlayan bir anne olarak,gerçekten sistem yıpratıyor.

zeys dedi ki...

Blogunu yeni kesfettim ve yazini okuyunca cok etkilendim.kendi cocuklugum geldi aklima.annemle boyle seyler cok yasadik bizde. Ama hepai geride kaldi ve ben simdi evli olsam da onu yine herzamanki gibi dunyadaki herkesten heeseyden cok seviyorum.annedir ne yapsa yeridir yani:)

http://zeysfashionroom.blogspot.com/

mon clementier dedi ki...

zeynepcim
bu yaziyi okuyunca kendimi ve ilk kizimi gordum .
cok cok kolayliklar

Nazan dedi ki...

Sevgili Zeynep,bloğunuzu Nathalie'nin bloğunda görmüştüm.Bu yazınızı okurken'hayatta ne kadar benzer şeyler yaşıyoruz'diye bir kere daha düşündüm.Sizin yaşadıklarınızı ilk oğlumda bende yaşadım.Şu anda 14 yaşında ve ne yazıkki pek çok şeyi hatırlıyor, bağırmalarımı,zorlamalarımı.O zamanki öğretmenimizde hırslı ve hoşgörüsüz bir bayan hocaydı.İşlerim çok yoğundu ve kreşin rahatlığından sonra okul ortamı beni şok etti ve 2 ay sonunda soluğu psikologta aldım.Bana ilk tavsiyesi çocuğa başka bir kişinin ders vermesi olmuştu , bir de kendi çocukluğumuzdan empati kurarak öyle davranmamız gerektiği.O zaman ikinci çocuğuma da hamile olduğum için Umut'la ilk dönemi çok zor geçirdik.İkinci dönem okumaya başladığı ve ben onu iyi bir etüde yazdırdığım için biraz daha düzeldi.Sonuçta ancak bu sene sorumluluklarının biraz daha farkına vardı,dersleri düzeldi,kitap kurdu oldu.Küçük oğlum Melisa ile aynı yaşta.İlk tecrübelerimden bu sene onu direkt iyi bir etüde verdim.Ödevlerini yapıp geliyor.Biz sadece okuma yaptırıyoruz.Ona da oyun zamanı kalıyor.Yaşadıklarını okurken üzüldüm ve seni çok iyi anlıyorum.Bu yüzden bende yaşadıklarımı paylaşmak istedim.Kendine haksızlık etmemeye çalış..Sevgilerimle...

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Zeys, gerçi bende annemle yaşadıklarımı çok fazla önemsemiyorum, ama yine de en azından kendimi dizginlemeyi öğrenmek istiyorum...

Mon clementier; benzerlik olduğu ortada.. Ama nasıl 2.ciye cesaret ettin, ya da güç kaldı.. bende hiç yok.

Sevgili Nazan Merhaba.
Empati kurmaya çalışıyorum . Bu şekilde kendimi dizginliyorum da, bizimkisi zaten etüde kalıyor. Ama öğretmenler hırslı.. Toplantıdanda bunu anladım.. İşimiz zor. Kendisine göre de okulun başarısı çok çalışmakmış. Ben yeterki, bağırmadan eve geldiğinde yardımcı olayım bu yeter bana.
sevgiler desteğin için.

gasilhane dedi ki...

Sana güç diliyorum küçük güzel kız. Umarım sen de benim 8 yıl önce yaptığım gibi Kabataş'ı kazanırsın, alt dönemim olursun, hem büyüyünce annelerin lafı çok geçmiyo, sabret küçük dünya güzeli kız!

Filiz dedi ki...

Şuan seninle aynı duyguları yaşayan, aynı şeyleri yaşan bir anneyim ben, yapıp yapıp gece yastıa koyunca başımı ben ne yaptım diye ağlayan bir anneyim.
Biz ders çalıştırırken bizi biri kameraya alsa sonra biz izlesek onu ne yapardım diyorum.
3 yıldır blog yazıyorum, yüzlerce blogu takip ediyorum ama içlerinde bir tane bile kızımla yaşıt kızı olan anneyle tanışmadım taki bu geceye kadar, hiç bırakmam artık hep buralardayım paylaşacak çok şeyimiz var :)