29 Ocak 2012 Pazar

KAŞIĞIM OLMADAN ASLA ...

Geçen hafta müşteri ziyaretinin bol olduğu haftalardan biriydi. Günün yarısı Gebze tarafında, diğer yarısını Avrupa yakasında geçirdiğim günler oldu. İşte o günlerden biriydi. Öğlen, Gebze'den koştura koştura geldim ofise...
Yemeğimi yiyip çıkmaktı niyetim. Yemeğimi yedim, maillerime göz attım. Evraklar siparişler geldi gitti, masama. Herşey havada uçuşuyor. Defterler dosyalar bilinçsizce yer değiştiriyor. Acelem var, acelem var çığlıklarıyla, bir arkadaşım masama getirdiği, sıcak bir çayı da bir kaç yudumla yarım bırakarak, Avrupa yakasına gitmek için bir hışımla ofisten ayrıldım. Gittiğim yerde neyse ki, yetkilinin bir misafiri vardı ki, ben ön büroda oturup beklemeye başladım ve her ne hikmetse defterimi açıp, bir evvelki görüşmenin notlarını unutmadan yazmaya karar verdim. Görüşme esnasından, hızlı not aldığım için yazım berbat oluyor ve sonradan yazdıklarımı bile okuyamıyorum. Defterimi açtım , bu görüntüyle karşılaştım.


Bu çay kaşığı nasıl buraya girdi, ya biri gördüyse, ya biri görürse diye, hemen kaşığı çantama attım. Allah'ım iyi ki beklemişim , iyi ki bu defteri müşterinin önünde açmamışım diye söylendim durdum. Yine yaptın yapacağını Zeynep, dedim. Ne derdim, bu görüntü karşısında... İlk defa karşılaşacağım kişi, ay ne pasaklı kız demezmiydi, ayyyy bu ciddiyetsizlik demez miydi... Ya ben ne diyecektim, durumu düzeltmek için, " Kaşığım olmadan asla " mı :)))  Ziyaretlerin çoğunda , birşey içmek ister misiniz , diye sordukları için  sanırım en uygunu bu :)

20 yorum:

Sağır Sultan dedi ki...

Zeynep Hanım yazınızda mazallah doktor yazısı gibiymiş :)
(ferdi)

kara kitap dedi ki...

he he he :))) çok güldüm :) kaşık da galiba lokanta kaşığı.o telaşla yediğin yemekte iyi kaşığı yutmamışsın.

mor menekşe dedi ki...

valla harikasınız siz beni güldürdünüz allahta sizi güldürsün yetkili çay ikram ediyor siz gayet vakur teşekkür ederim ben sadece kendi kaşığımı kullanırım diyorsunuz :)

Buket dedi ki...

hay Allah iyiliğini versin! valla çok güldüm :))

colette dedi ki...

İş hayatında olur böyle şeyler. Kaşık da bir şey mi? Gayet masumca... Yüzüme tatlı bir gülümseme yayıldı sayende:) İyi akşamlar Zeynepciğim...

kitap eylemcisi dedi ki...

çok güzelmiş yaaa,...

okuryazar naneşekeri dedi ki...

hah haaa süpermiş :)

zero dedi ki...

Zeynepcim öldürdün beni gülmekten:)) Ben senin müşterin olsaydım da görseydim defterinin bu halini "ne tatlı insansınız siz, ne kadar doğalsınız" der, boynuna sarılırdım:)) ne dersin ben de bu durumda ciddiyetsiz müşteri mi olurdum?:)

okuyan dedi ki...

:))))))

Banuca dedi ki...

Ay çok güldüm Zeynepcim, iş hayatının koşturmacaları bazen insanı böyle durumlara sokar sonra da alemi güldürür işte :))

laleninbahcesi dedi ki...

Zeynep süper ya, benim teyzem doktora kendi akciğer filmi yerine damadının kasık fıtığı nedeniyle çekilen filmi götürmüştü:)

Tüm yanlışlıklar böyle gülümsetsin.

zeynep dedi ki...

Zeynepciğim ; harikasın , bu kadar yoğun olunca bu tür komik durumlar ortaya çıkabiliyor , keyifli haftalar .

Defne Soysal dedi ki...

seni kaşık düşmanı seni:))

1Gül dedi ki...

:) süperdi :)

annemahsustan dedi ki...

Gülümseyerek okudum: )

cafenoHut dedi ki...

:)) sabah sabah ne iyi gitti ...

Aslı dedi ki...

Zeynep harikasın :) gülümseyerek okudum :)

inanirsakolurbence dedi ki...

Çok komik bi görüntü olmuş:)

tülin dedi ki...

Güldürdün beni Zeynep,çok tatlısın.

Sağır Sultan dedi ki...

Birde o arada üşenmemiş hemen foto çekmişsiniz. blogculuk ve paylaşım ruhu da var sizde :)