25 Ocak 2012 Çarşamba

SAKIP SABANCI MÜZESİ ...TANZİMATTAN CUMHURİYETE TÜRK RESMİ.

İzzet Ziya
Sakıp Sabancı'nın özel koleksiyonunu daha önce görme imkanım olmamıştı. Ama bu sergi vesilesiyle, bu hafta sonu Emirgan'da ki atlı köşke gittik. Bu sergiyi izlemek benim için son derece heyecan vericiydi.

Türk resim sanatının , daha 200 yıllık bir geçmişe bile sahip olmadığını hatırlatan bir sergi. Bunun güzel bir birikimi de Sakıp Sabancı'nın koleksiyonunda. Bu resimleri bizlerle buluşturması gerçekten çok güzel bir olay. Aslında bizlerin Türkiye'de resmin nasıl başladığını ve başlatıldığını, ve bu ressamların kim olduğunu , hayat tarzlarını bilmemiz , Türkiye'nin geçmişine de bir göz atmamızı sağlıyor. Bir Ülke Değişirken-Tanzimattan  Cumhuriyete Türk Resmi'' sergisi,  Osman Hamdi Bey, Fikret Muallâ, Halil Paşa, Şehzade Abdülmecid Efendi ve İzzet Ziya gibi Türk Resim Sanatı'nın önemli sanatçılarının eserlerini içeriyor.


Müzeye gitmemizde ki ana amaç, bir evvelki postumda da belirttiğim gibi Melisa'nın bu müzedeki etkinliğe katılımını sağlamaktı. Şimdi ki çocuklar çok şanslı. Çünkü bu sergiyi gezdiler, ve buradaki tabloların nedenlerini, niçinlerini, nasıllarını öğrendiler ve günümüzle karşılaştırmalarını yaptılar. Biz o esnada onlara katılmadan tüm tabloların önünde istediğimiz kadar kaldık, inceledik, doyamadık gerçi ama, bölünmeden keyifle izledik.

En çok beğendiklerim ve fotoğrafı iyi çıkanları paylaşabiliyorum, zaten mutlaka gidip görün :)


Şevket Dağ

Halil Paşa

Osman Hamdi
Sergide, Osman Hamdi Bey imzalı Naile Hanım portresi, Türkiye'de ilk defa sergileniyormuş. Bizans ikonalarında kutsal kişilerin tasvir edilmesi için kullanılan altın yaldızla, Osman Hamdi Bey'in eşine ve kadına verdiği önemi vurgulayarak, dönemin toplumsal yapısına dair ip uçları veriyor.

Bundan önceki hafta, İst.Büyükşehir Belediye sahnelerinde oynayan ;Gönlümdeki Osman Hamdi Bey adlı tiyatro oyununa gitmiştim. Çok fazla biyografik bir oyundu. Ama bilmediğimiz o kadar şeyi vurgulayarak öğreten bir oyundu ki. Onun üzerine bu sergiyi gezmek fevkalade pekiştirici oldu. İlk eşini ve ikinci eşi olan Naile hanım'ı, çocuklarını, anne ve babasını, eğitimini, görevlerini, Arkeoloji Müzesini kuruşunu ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akedemisinin ilk kuruluş zamanı ve onun etkisini katkısını öğrendik. Bence Türk resminin başlatan en iyi ustalardan biri.

Gönlümde ki Osman Hamdi Bey'den bir sahne




Süleyman Seyyid

Hoca Ali Rıza

Nazmi Ziya Güran
Cumhuriyetten sonra , kadınların özgürlüğü vurgulanan bir resim.  

Benim bu sergiden öğrendiğim şey, Türk resim sanatının ilk uygulayıcılarının genelde saray çevresi ve okulda resim eğitimi de alan askerlerin olduğudur. Kendi aile fertlerinin ya da ev hizmetlilerinin portreleri ile natürmortlar ve manzara resimleri yapmışlar. Serginin ikinci kısmında yer alan meşrutiyet döneminde ise resimle ilgilenen kişilerin bizzat saray tarafından Paris'e eğitim almak üzere gönderilmişler.
Süleyman Seyyid Bey

İbrahim Çallı


Müze büyük bir tadilatta olduğu için diğer koleksiyonları göremedik. Bahçeyi gezdik, müthiş manzarayı izledik, ve bol bol fotoğraf çektik.


Yağmurun altında, bahçede  uyuyordu :)








Aklımdan neler geçiyor bir bilseniz...


İz bırakan günlerden biriydi. Ama bir kere yetmedi. Birkaç defa daha gitmek istiyorum bu sergiye. Bu sergi müzenin kalıcı sergisi olucakmış. Çok yağmurlu bir gün olmasına rağmen, son derece keyif aldık.

Buraya gittiğim günlerde de , yine denk düştü, Orhan Pamuk'un İstanbul kitabında, Boğazdan geçen gemilerle ilgili yazısını okuyordum. Boğazda yaşayanların aklına, gözüne saran bir olay varmış ki bende bunu küçükken yaşamıştım. Benim için  en keyifli oyundu. Geçen gemileri saymak. 2. köprünün tam altında, Perili köşkün yanında tepede ki evlerden birinin çatı katında babaannemlerin yazlığı vardı. Dedemle birlikte balkonda oturup, elimde dürbünle gemilere dokunmaya çalışırdım, uzağı yakına getirmenin mantığını çözmeye çalışırdım. Sonra sıkılır, gemileri saymaya başlardım. Saymaya ilk böyle başladım diyebilirim. Gemi geçmez, içeri giderim, sonra koşa koşa gelir, dede ben yokken gemi geçti mi diye sorardım.

Atlı köşkten boğazı izlerken, Orhan Pamuk'un satırları, dedemin, babaannemin, ailemin eski İstanbul hatıraları, eski İstanbul şarkıları, Osman Hamdi Bey'in bir hafta önce ki tiyatrosunun sergiyle bağlantısı,
 tatlı bir sarhoşlukla günü bitirdim.
Seslendim karşıya yine gelicem, döndüm arkama, sanki resimler benim gibi, yine gelicem dedim.

16 yorum:

Selma Er dedi ki...

Sevgili Zeynep Hn,bu güzel paylaşımınız için teşekkürler.SSM'yi çok severim.En son sergiye gidemedim henüz.Bahçedeki heykelleri de çok severim.Her gidişimde sanki ilk defa görüyormuş gibi dakikalarca seyrederim,tekrar tekrar fotoğraflarını çekerim.En çok da bahçede yokuşu çıkarken solda bulunan uzanmış yatan kadın heykelini severim.

Buket dedi ki...

zeynepcim, ssm de fotoğraf çektirmiyorlardı. yoksa artık serbest mi? hele bahçesinde ,gri gökyüzünün altında çektiklerin çok çok güzel. bayıldım onlara. bu yılın sonunda Rembrandt gelecekmiş galiba oraya, yanlış mı biliyorum acaba?

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Buketcim, flaşsız çekersen izin veriyorlar. ve sürekli başında duruyorlar. Çok huzursuzdum, izin alıp çekmeme rağmen. Rembrandt'tan haberim yok. Bir daha gittiğime mutlaka sorarım.

Selma hn; yerde uzanan heykeli gördüğümde, yüzümde ki ifadeyi bende görmek isterdim. bu kadar zamandır orayı görmemiş olmak benim için büyük kayıp ...

kara kitap dedi ki...

melisa ne kadar şanslı. :)) istanbul'da yaşamanın iyi yanları bunlar işte.boğaz'ı seyrederken insanın kafasından neler geçer sahi?

zeynep dedi ki...

Yazını çok keyifle okudum , resimlere defalarca baktım , bu sergiye henüz gitme fırsatım olmadı ama mutlaka fırsat yaratmalı , Melisa'yı götürmen çok iyi olmuş , gerçekten çok şanslı ...

Çok güzel , sanatla dopdolu bir post olmuş canım , teşekkür ederim , sevgiler.

cafenoHut dedi ki...

aaahhh birgün işten kaçabilsem de gitsem, sakin sakin gezsem... Haftasonu müze gezmeyi hiç sevmiyorum ben:(

Gulcin dedi ki...

cok guzeldi okumak bu yaziyi. resimlere bakmak, orada gibi sergiyi dolasmak. Istanbuldayken bu sergiye cok yakin oldugumuz halde bir turlu gidemedik. surekli afislere bakip ah bugun de gidemiyoruz olduk. ama kalici olacakmis demek cok sevindim. bir dahaki gelisimize listeye ekliyorum hemen :) Cok tesekkurler bu guzel paylasim icin. ah bir de o dede torun hikayesine bayildim... sevgiler

Eren dedi ki...

Ne kadar güzeldi, mutlaka görmek istedim ben de sergiyi, elinize sağlık:)

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Zeynepcim ne iyi yapmışsın bu sergiyi gezmekle, ben de mutlaka görmek isterim...
Melisa için de çok iyi olmuş,gerçekten şimdiki çocuklar şanslı hele ki bir de bilinçli anne-babaya sahiplerse:)
İlk resim ve Nazmi Ziya Güran'ın Taksim Meydanı resmi çok beğendiğim resimlerdendir...
Bahçedeki fotoların da ayrı güzel olmuş ve düşüncelerin, aklından geçenler, hepsini sevdim canım benim.

colette dedi ki...

Çok güzeldi bu yazı,fotoğraflar anlatımın her şey.Teşekkürler sevgili Zeynep... İstanbul'da yaşayanları gel de kıskanma!

Aslı dedi ki...

Atlı Köşke geçen sene gitmiştik ama izin vermiyolardı fotograf çekmeye. Şimdi flaşsız dahi olsa vermeleri güzel.

Melisa'nın gitmesi, görmesi gerçekten çok iyi olmuş..

Meyra dedi ki...

ben İstanbulluları kıskanıyorum resmen bu yazıyı okuduktan sonra hasetimden çatlıcam Zeynepcim:)Gelince ilk işim gezmek olucak 2008 de Dali sergisinden sonra hiç gezmedim müzeyi!Bende geçen hafta sonu Etnografra Resim Heykel Müzesini gezdim Osman Hamdi Beye aşık oldum resmen,eserleri canalıcı güzellikte ve anlatımdaydı.

deeptone dedi ki...

neler geçiyordu acaba.
:)
tümüyle güzel olmuş bu.
:)
bi de heeey rembrandt geliyoo.
:)

Kiraz Çekirdeği dedi ki...

Resimler mükemmel hemen ben de Pepino ile gideceğim...

Gülsen dedi ki...

resimlere bayıldım :)

Yunkabu dedi ki...

Bir arkadaşım evine davet etmişti bizi. Yaşı 70 lerde ir arkadaşım. Evini özenle titizlikle döşemiş. Yılladır hiç değiştirmemiş eşyalarını. Hepsi de çok özel, karakteristik, antika. Duvarda da özel ışıklandırılmış tabloları... İşte onlardan biriydi, arkadaşım anlattı, bu çok değerli bir tablodur dedi. Ali Rıza Hocanındır, orjinal Ali Rıza tablosu. Eve temizliğe gelen kadın sabunlu bezle silmiş tabloyu !!!! Hasar görmüş tabii.
Ama yine de onun en değerlisi.