11 Nisan 2012 Çarşamba

BULUT GÖLGESİNDE KALDIM... PASKALYA YUMURTALARIM... PONTE...SUADA...

Son günlerde, hayatıma renk katan birkaç şeyden özet yapmak istiyorum. Aslında herbiri hakkında, hergün vaktiyle bir post hazırlayabilirdim. Ama bugünlerde çok yoruluyorum işyerinde. Akşamları tükenmiş oluyorum ve maalesef hayatımda 2. kez bilgisayar oyununa bu kadar kaptırdım. İlki Sims'ti, şimdi ki de Bubbles. Balon patlatıyorum. Çekirdek yemek gibi bir hastalık. Bir daha oynamamaya söz verdim. 2 haftadır bütün boşluklarımda, yani akşamları 10'dan sonra 12 ya da 1'e kadar balon patlattım. Kitap okumadım, film izlemedim, resim yapmadım. Balon patlattım... Bir kayıptı, ama zihnimi boşalttı. Neyse geçti o hastalık :)

Haftasonu Natali'yle buluştuk. Uzun zamandır görüşememiştik. Sohbet ettik. Sanırım en çok ben konuştum. Paylaşamadığım çok olayım vardı. Benim için onun görüşleri önemli. Biraz yordum arkadaşımı gerçi.
Sevgili Bulut gölgesi Tülin hanım'ın bir emaneti vardı. Onları ulaştırdı bana. Nasıl sevgi dolu bir kutu anlatamam. Tülin hanıma teşekkürümü iletiyorum. Ankara'ya gelsemde kendim teşekkür etsem.

Bu şekilde 2 gün kaldı. Melisa'ya bir de kalem vardı. Onu hemen sakladı.
Magnetlerimde buzdolabında ki yerini aldılar.


Bunlar bana Natali'den . Paskalya yumurtalarım.
Her Paskalya, annem yapardı, ya da babaannemin komşuları getirirdi.
Her Paskalya'da yine annemin İtalya'da yaşayan arkadaşlarından tebrik kartları gelirdi.
Ama hiçbiri yok artık.
Üzerinde tavşan, civciv ve yumurta olan kartlar. Hepsi duruyor. Saklıyorum.
Annem , her ülkenin din ve kültürüne göre bayramları olduğundan bahsederdi.
Nisan'da olduğu için bahar bayramı gibi gelirdi bana.
Gerçi bir anlamda da bahar.
Her tohumun gelişmeye başladığı bir ay.
Çok uzun zamandır, Paskalya ruhunu yaşamıyordum.
Bu yumurtalarla tekrardan yaşadım.
Teşekkürler Natalicim...


Aynı gün, işyerinden bir arkadaşımla, Galatasaray'da buluşup , kısa bir gezinti yapıp, onunda bir arkadaşıyla buluşup, kendimize keyif yapabileceğimiz bir yer aradık. Pano'ya gidecektik aslında. Kırmızı birşeyler içmeye. Ama hava güzel ve üstü açık bir yer olsun tercihi olunca, Odakule'nin karşısında ki pasajın üst katında ki Ponte Restaurant'a çıktık. Manzara yukarıda ki gibi. Turist gibi bu manzara karşısında heyecanlanıp, oturup birşeyler içmek geçen stresli günlerin en güzel ödülüydü.





Şu kutu kutu evlere bir bakar mısınız.
 Bana , bu seneki Sanat Fuarında tanıdığım Kadir Ablak'ın resimlerini hatırlattı.
Bu ev manzaralarından etkilenmemek elde değil.
Gözüm bir yandan tarihi yarımadada, ama en çokta bu evlerin içinde ki her bir yaşamda...
Evlerin kokusunu hayal ettim, içlerinde yaşayan insanları, lambalarını, gazete okuyanları,
ocaklarında pişen yemekleri....

veee son olarak...
 2 hafta önce şirketteki satış departmanı adına düzenlenen yemek için Suada'daydık.
Deniztaksiyle gidiliyor.
Islak camlardan yakaladığım kareler....
En başta keyifliydim, ama sonradan konuşulan konulardan dolayı, ne yediğimden anladım,
ne mekanla, ne de dışarısıyla ilgilenebildim. 
Değişik bir tecrübe oldu benim için...




Bir sonraki yazı da Melisa'nın son olayları...


12 yorum:

laleninbahcesi dedi ki...

resimlere bayıldım.
Melissa'nın olaylarını bekliyorum asıl:)

tülin dedi ki...

Küçücük şeyler di ama yükleri ağırdı Zeynep.
Sana ve Melisa ya kocaman bir sevgi taşıdılar,kolay mı?
Başkentte buluşmak dileği ile.Sevgiler canım.

Burcu dedi ki...

bayıldım fotograflarına ve hediyelerine :) ayrıca artık bende seni yakından tanımak ve görmek istiyorum olmaz mı Zeynep :)İstanbuldayım ben beni de götürsene o manzaralı yere :)) sevgiler canım :))

Leylak Dalı dedi ki...

Hepsi çok güzeldi...
Natali'nin paskalya yumurtaları ise Natali gibi zarifti.
Sevgiyle canım...

Deli Anne dedi ki...

ne güzel bir post olmuş gene Zeynep'im.. İstanbul bol bol ve yumurtalar ne hoş:) öperim sevgiyle.

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Seninle yan yana oturmak bile çok huzur verici Zeynepcim, uzun zamandan sonra gördüğüm ve seninle sohbet edebildiğim için ayrıca çok mutlu oldum:)Her günün güzel olsun canım arkadaşım...
Melisanın maceraları heyecanla bekleniyor:)))

mavii dedi ki...

ne güzel bir post hazırlamışsın akıcı ve samimi:))
ben yumurtalara bayıldım zeynepcim rengi çok canlı bende boyuycam bekliyorlar:))
melisayı merak ettim bakalım neler yapıyor:))

Buket dedi ki...

seni merak ediyordum zeynep, böylece haber almış oldum. balon patlatma bende yapıyorum ne yazık ki. ama dinlendiriyor da beni. kurtulmana sevindim, bağımlılık çünkü. nataliyi alıp bir de bana gelseniz keşke..

Melange dedi ki...

ne güzek fotograflar..

hani demissin ya, paskalya bana bahar bayrami gibi geliyor. Tam da öyleymis aslinda biliyormusun, paskalya kutlanisi eski pagan kutlamalarina dayaniyor ve baharin gelisi, doganin uyanisi kutlaniyormus taa o zamanlardan beri, tam da böyle tavsanlarla, yumurtalarla..

sevgiler, mutlu pazarlar

MAVİANNE dedi ki...

resimler süper canım iyi eğlenceler

Bugday Tanesi dedi ki...

Zeyneppp,hani o kırmızı kutu var ya aynısından bende de var :) Birden görünce sevindirik oldum.

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

Hepinize o güzel yorumlarınız için teşekkür ederim.


Burcucum, bende görüşmek için can atıyorum. önümüzde ki hafta organize olalım ne dersin...