22 Temmuz 2012 Pazar

TOPHANE-İ AMİRE'DE 3 BÜYÜK USTA !


Bu sergiye, yalnız gelerek kendime en iyi şeyi yapmışım. Detaylı olarak durup dinleyerek, oyalanarak, bölünmeden, keyifle bir sergi gezmiş oldum. Geçen haftanın o İstanbul sıcağında, İstanbul kartımı kullanarak, aktarmalı olarak otobüs, vapur, tramvay, tramvay, tünel, tabanvay, tünel, vapur, otobüs  sergileri turlayıp eve döndüm. Elimde de kitabım. Kısa bir İstanbul turuydu. Hem bu sergiyi hem de Pera'da ki Goya ve diğer sergileri gezdim. Çok fazla görsel olduğu için şimdi bu sergiden bahsetmek istiyorum. Ressamları en iyi en gözde eserleriyle inceleyen ve en iyi tanıtan bu interaktif sergiyi, bence hoşlanan hoşlanmayan herkesin gezmesi gerekiyor. Akademik bir eğitim almasamda, resime başladığım ilk günlerden itibaren, ben bu büyük 3 ustanın desenleri çizdim bolca. Bıkmadan, usanmadan, ve hep heyecanla... Aynısını yapabilmek bana en güzel motivasyondu. Şimdi hepsi bir araya gelmiş ve en iyi örnekleriyle kalıcı olmuşlar akıllarımızda. Serginin en güzel özelliği de interaktif olarak , detaylı anlatımlar eşliğinde, sanki yanınızda rehber varmış gibi gezebilmeniz.

3 dahi Üçü de aynı dönemde yaşamış ve birbirinin rakibi olmuş.
 Sırasıyla ; Leonardo da vinci, Michelangelo, Raphael
 
Michelango'nun David heykeli. Salonun birçok yerinde fotoğrafladım. Tüm ayrıntıları da dahil olmak üzere. Bir mermer nasıl bu şekilde yumuşak hatlarla inceleniyor, çok merak ediyorum. Bilen varsa anlatsın. Bu heykelin bir çok kopyası, birçok ülkede bulunuyormuş.


Leonardo'nun icatları ; çizimlerinden 3 boyutluya geçirilmiş. Hem çizimleri , hem de maketleri sergileniyordu. Ayrıca interaktif olarak dinleyebiliyorsunuz.

Leonardo'nun ; İsa'nın son akşam yemeği eseri, bir duvar büyüklüğünde bir duvarda ve her bir havarinin özellikleriyle öğreniyorsunuz. Kullanılan renkler, duvar, perspektif.. detaylı bir şekilde anlatılıyor.


Gelelim, Raphael'in Latin Okulu tablosuna. Gerçeğini görmek ve karşısında durup çalışmak çok isterdim, ama havalar serinlesin, atölyemin açılışında yapacağım ilk şey, bu resimden kopyalar yapmak olacak, karakalem ya da kömürle. Detaylı olarak her birey kimleri ve neyi anlatıyoru sanırım 3 defa tekrar tekrar dinledim.

Yine müthiş bir perspektif ve kendi rakibi Leonardo, Michelangelo'yu da bu resimde kullanmış. Yukarıda ki detayda ışıklı olan Michelangelo, hemen arkada yaşlı olan Leonardo..
Bu mermer Michelangelo'nın heykellerinde kullanılan taş. Halen de kullanılıyor. David heykelini de bu taştan yapmış ve halen aynı madende bu taşlar çıkıyormuş.

San Pietro Bazilikasının kubbesi . Vatikan'da bulunuyor. Michelengelo'nun eseri.
 
David'den bir detay... O kadar çok çizdim ki Michelangelo'dan el ve ayak.
Herşey çok tanıdık.


Leonardo'nun altın oranları. Vücuda göre bölüm bölüm inceleniyor.
Kendinizi de bu tablonun boşuna koyup inceleyebiliyorsunuz.


 Leonardo'nun defterleri. Gerçek değil. Aynılarını yapmışlar.

David 'den bir detay. Neden çatık kaş ?

Salon'dan genel görünüm


Leonardo, tıplada çok yakından ilgilenmiş. Özellikle kadavraları en ince ayrıntısına kadar incelemiş. Deri, kaslar, kemikler... ve bunların çizimlerini yapmış.
Sergide ilk önce anlayamadığım küçük bir pencere vardı. Dikkalice bakınca, kadavra atölyesi olduğunu gördüm. Maketten bir kadavra ve birazda ayrıntı vardı.
Çizimlerinden örnekler....




Bence bu çizimlerin  tıp dünyasına epey bir katkısı olmuştur.


Genel bir görünüm daha...

Michelangelo'nın pek de isteyerek yapmadığı, Sistine Chapel'in tavan ve duvar süslemelerinin ayrıntıları



Gezemeyecek olanlarda en azından bu eserleri internetten izleyip, inceleyebilirler.

Diğer sergi, birkaç gün sonra. Fotoğraf yüklemek uzun zaman aldı. Bu arada Melisa ile birlikte Karamürsel'deyiz. Bol bol dinlenmektir niyetimiz. Kuzum , yaz okulunda o kadar yorulmuş ki, yüzmeye gitmek istemiyor. Salıncak, bisiklet, ve yeni edindiği arkadaşlarıyla, burada sitenin içinde, bir oyana bir burayana koşturuyor. Bende salıncakta kitap okuyorum. Gündüz sessizlik ve sessizliği bozan kuş sesleri, geceleri de çekirde sesleriyle ruhumuzu dinlendiriyoruz. Yakında detayları da paylaşacağım. Burada 3G çok yavaş.... Kimseyi ziyaret edemiyorum, özledim, meraktayım, en kısa sürede toplu okuma yapacağım. Kimseyi unutupi boşvermedim.

7 yorum:

crazywomanrosemary dedi ki...

ellerine sağlık Zeynep cim..:))
Pera'da ki Goya gitmek nasip oldu doyasıya inceledim:))
ama buna gidememek üzdü beni..neyseki güzel çekimler yapmışsın gitmiş kadar oldum..:))Bana Davud un elleri hep büyük geliyor nedense:))

parıldayan çiçek dedi ki...

Sergiyi de sizin fotoğraflarınızı daçok beğendim.İnşallah uzun sürer gezme fırsatım olur.

Didem Yazici dedi ki...

Sergi cok guzel gorunuyor. Sicakta gitmek buyuk fedakarlik :)
Keyifli dinlenmeler Zeynepcim :)

Semi`nin Mutlu Elleri dedi ki...

Bu sergiyi ben de görüp bloğumda paylaşmıştım. Çok etkileyici gerçekten...
Size iyi tatiller ve dinlenmeler:)

gülşah dedi ki...

Müze, sergi gezmeyei seven biri olarak ama ne zamandır da gezemeyen biri olarak fotoğraflarına doyasıya baktım.
Keyifli okumalar.

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Sergi harikaydı Zeynepcim senin de görmene sevindim, ben çok beğendim uzun incelemeler yaparak kulaklıktan bilgileri dinledim:)
Çekimlerin iyi olmuş...

Zeynep Özmen Ünlü dedi ki...

crazywomanrosemary; Goya'yı da aynı gün gezdim. Ama bu sergi daha çok sevdim .Haklısın, eller büyük :)

Parıldayan çiçek; sizin gibi emekli biri için ;) gerçekten izlemeye ve sonrasında da araştırıp okumaya değer bir sergi olucak.

Didemcim ; tatilden dönünce gidersiniz belki çok keyifliydi..

Merhaba Semi, Hemen ziyaret ediyorum. Senin gözünden de izlemek istedim sergiyi. :)

Gülşah; Bu serginin vakti var. Gidersin mutlaka.

Natalicim, Bir çok resimden bunları seçtim yine....