3 Kasım 2012 Cumartesi

DURAN USTANIN YERİNDE ÇÖP ŞİŞ KEYFİ

 
 
Bu yazımı okuyanlar hatırlayacaklar. Gebze'de Duran Usta'nın yeri, sizi içine alıp, anılarınıza doğru,
mekanıyla, eşyalarıyla, müziğiyle alıp götüren , antikalar müzesi görünümlü bir yerdir.
 
Restaurant mı, lokanta mı, çöp şişçi mi... tanımlaması zor. Bence buranın bir adı yok. Tek adı Duran ustanın yeri. Böyle bir mekanın benzeri yok bence. İçerde çalan alaturka müziği ve antika eski eşyalarıyla, sizi yaşatan , size eskiyi hatırlatan bir yer...
Ve menü sadece çöp şiş ve dürüm.
Tabii ki el emeği salatalar.
Sofra doluyken fotoğraf çekmeyi unuttum. Yemek sonrası, sahipleriyle ilk defa sohbet etme imkanımız oldu.

 Bayramın 2. günü , Karamürsel'den dönüyoruz. Karnımız acıktı ve benim aklıma ilk gelen yer , hiç ağzımdan düşürmediğim Duran Usta'nın yeri. Yer olarak Şekerpınar , aklımda kalmış. Şekerpınar çıkışından çıktık. Benzin istasyonuna sorduk, tarif ettiler , yollar tadilat nedeniyle kapalı, ama biz toprak yollardan giderek, Duran Usta'nın yerine ulaştık. Burası ne kadar değişmiş dedim. Ama meğerse, burası yeni yeriymiş. İçerde ailece oturuyorlardı. Misafirliğe gittik sanki. Cam kenarında ki masada oturup şişlerimizi söyledik. Gözlerimiz etrafa bakıp doyamıyor.
 Evin hanımı, hemen kağıtları serdi önümüze . Bir minik sürahi ayran, bir sürahi de şalgam suyu getirdi. Gelen salatalar, patlıcan , köz biber ve kaşık salata... En başında çok bunlar demiştim, ama tabaklarda birşey kalmadı. Yemek sonrası Duran usta geldi. Hoşgeldiniz dedi. Nasıl buldunuz burayı, nereden geliyorsunuz derken. Sohbet koyulaştı. Bir evvelki blog yazımdan bahsettim. Kızı şöminenin başında oturuyordu. Bilgisayarını istedim, yazımı gösterdim. Karı koca çok sevindiler. Aylardır Web sitesi yapmak için oyalıyorlarmış. Bir evvel ki yazıda ki fotoğrafları çok sevdiler. İzin istedim, doya doya resim çekeyim kimseler yokken, yine yazarım dedim.Duran Usta ve ailesi Adana'lıymış. Antika merakı varmış ve antika müzesi açmak istiyormuş.



 Herşeyin bir hikayesi ve yaşanmışlığı olduğunu düşünmek beni değişik duygulara itti.
Herkes böyle yerlerden hoşlanmayabilir. Çok kalabalık bulanlarda varmış. Ama bana göre güzel.
Sobanın eskiliğine bakar mısınız...

 Bahçeden toplanan meyveler, sebzelerde masalar üzerinde. Hanım ikram etti.
Sadece 2 tane elma aldım.
 Bu da depo... Bu eşyaların hepsi ya da bir kısmı, daha yeni açılan bu yere yerleşecek. Ama yavaş yavaş sırayla.





 



 


 Masamız... Gerçi koltuklar yeniydi. Halbu ki eski yerinde eski koltukların üzerinde kilimler, halılar vardı. Daha sedir havasındaydı.
 Dış mekanda bir o kadar güzel. Havalar güzelken bir gidin derim.
 
Yeni yerin adresi ; Şekerpınar, Çayırova, Yapı Kredi üssüne giderken levhasını görüyorsunuz.

 

3 yorum:

laleninbahcesi dedi ki...

Zeyneeep ben bayılırım böyle yerlere...
Ne yapıp edip gitmeliyim...

tülin dedi ki...

Nasıl severim böyle insanları.
Burada birkaç mekanı dekore edecek malzeme var Zeynep.Duran Usta zincir kurabilir bence :)

hayat paylaştıkça dedi ki...

COK GÜZEL BİR YERMİŞ GERÇEKTEN ÇOK HOŞUMA GİTTİ