24 Kasım 2012 Cumartesi

GÜNLERİMİZ BİTECEK BİR GÜN SAYA SAYA...


şarkıyı dinlemek için bir tık.

 
Cuma günü kızımın okuluna gitmek üzere şirket arabalarından birini aldım. Arabayı çalıştırır çalıştırmaz, Cd başladı çalmaya... Eski şarkılardandı. Taş plaktı. Sesin kime ait olduğunu bilmiyorum. Ama şarkı çaldıkça, çok küçükken duyduğum bir şarkı diye düşündüm. Şirkete gelince baktığımda Gönül Akkor'la taa eskilere gittiğimi öğrendim. Bu şarkılarda hemen babamın kokusu gelir burnuma nedense... Bir tek babam dinlerdi radyodan, plaktan, kasetten, Türkçe şarkılar... Halende alaturka radyo çalar arabasında. Annem bir tek klasik müzik dinlerdi. Çok kısa bir ana, şarkının başlayan melodisiyle , birden hatıralar belirdi yine...

Böyle gelmiş böyle ..böyle geçer dünya .... günlerimiz bitecek bir gün saya saya.... 

Yani bitiyor hayat, yani babamın annemin hayatları günleri bitiyor, benim ki de bitecek... Şu an kızımın okuluna gidiyorum, bu anlar hep hatıra kalıcak. Yaramazlıkları , yaptıkları, o tatlı gülümsemesi, cinlikleri. Yaşanan tüm sıkıntılar , neşeler ileriye hatıra olarak taşınacak. Hergün bunları düşünerek geçiriyorum yine.. yine bunalımlarım başlamışken, üstüne bu şarkı çok bir acılı geldi.

Neşe, keder hepsi geçer, bize kar kalan nedir bu dünyadan...

Bu hayat bir oyun mu... Hep mutlu olmayı umarken, hep karşımıza süpriz sıkıntılar çıkıyor. Bir de ne olduğunu bilemediğim, içime sakız gibi yapışmış bir keder var. Onu söküp atamıyorum.

Daha dün çocuktun sokaklarda koştun... yarın belki göç var bu dünya olmaz yar...

Bu şarkı benim duygularımı ne kadar iyi tanımlıyormuş meğer... Gidip gelirken defalarca dinledim ağlaya ağlaya... Çocukluğumdan bugüne kadar ömrüm gözümün önünden bir Türk filmi gibi geçti. Babam ve kokusu başrolde. Çivi çiviyi söksün diye, bir yandan dinleyip, bir yandan ağlayıp, şarkıyı söyledim. Sokaklara, insanlara, arabalara iyice baktım. Bir Türk filminde başrol oyuncusu gibi hissettim kendimi, fonda da bu müzik. Ama o an en ağırbasan şeyin, günlerin saya saya bitecek olması... ve babamın kokusu...

7 yorum:

tülin dedi ki...

Henüz o kokuyu duyabiliyorsun ya canım.Bir de bu yönünü düşün hayatın.
Bunu sana annesini,babasını ve ağbilerini kaybetmiş, anıları bile ancak kendisi ile paylaşan biri olarak yazıyorum.

Aslı dedi ki...

Tülin arkadaşımız çok doğru söylüyor, ben babamın kokusunu yitireli yıllar oldu Zeynep :(
Bir şarkının neler hissettirdiğine inanamıyor insan. O kadar çok şey geçiyor ki insanın gözlerinden.

Didem Yazici dedi ki...

Şevval Sam'ın Türk Sanat Müziği Konserine gitmiştim. Babamın sevdiği şarkıları dinlerken katıla katıla ağlamıştım. Babamın kokusu burnumdaydı, sesi kulaklarımda, şarkılara eşlik ediyordu. Çok özlüyorum babamı. Babanın hayatta olmasının kıymetini bil Zeynepcim, babalı ve güvenli hayatın tadını çıkar. Seni hüzünlendiren şarkıları da dinlememeye çalış :)

laleninbahcesi dedi ki...

Zeynepcim,böyle düşünerek yaşanmaz... O yüzden sen onlarla yaşamanın tadını çıkarmya bak.

Çok öptüm seni

Semi M.Eller dedi ki...

Ben de babamı kaybedeli 9 sene oldu.
İnsan hayatla yakınlarını kaybetmeye başladığı zaman çok acı yüzleşiyor. Günler gidiyor ve geriye kimi zaman bir ses, bir görüntü, bir koku hatıralar kalıyor bize.

Yelda dedi ki...

Ahhh o eski şarkılar hiçbirşey o günlerin, o zaman dinlediğimiz anların yerini dolduramaz, şimdiki şarkılar o kadar boş ki, eski şarkıların hala dinlenilebilir olmasından da bunu anlayabiliriz zaten...

Seyyah Gül dedi ki...

AH AH ESKİ GÜNLERE GİTTİM
PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER
HAYIRLI AKŞAMLAR