11 Şubat 2013 Pazartesi

ÇOCUKLARLA TOPKAPI SARAYI


 
Cumartesi günü Didem'le birlikte çocukları Topkapı Sarayı'na götürmeye karar verdik. Yaz gelmeden, kalabalık olmadan, rahat rahat gezelim dedik. İki cüceyle ne hayal ettiysek, gidiverdik, dayanıverdik öğleden önce sarayın kapısına. Harem'e girmek için ayrı bilet alınıyormuş. Elimizde ki haritadan zaten diğer kısmı epey büyük , orayı da gezersek yoruluruz dedim. Didem'de ben zaten orayı bilsin istemem, boşver, dedi. Sonra Melisa duymuş aramızda konuştuklarımızı " Siz bizi oraya neden götürmediniz, bilerek götürmediniz, ne varmış orada, neyi öğrenmeyelim, ne kadar kötüsünüz, bize öğretmiyorsunuz " diye laflar etti. Çok dikkatli olmak lazımmış demek, konuşurken, cücelerin kulakları çok keskin :)

 
Terracota Çin hazineleri sergisi güzeldi. Çin ayağımıza gelmiş. Topkapı Sarayı'nın güvenlik görevlileri çok ilgiliydi. Özellikle çocuklara çok ilgili davranıyorlar.


Biri tutturduk, sesli rehber alalım diye, diğeri de istedi. Sesli rehber aldık ve her adımda rehbere rehberlik ettik. Rehber hizmetkarıydık biz Didem'le. Saray gezmek neymiş ki. Boş ver Saray gezmeyi fotoraf çekmeyi, keyifle bahçede gezinirken, geçmişe dalıp hayal etmeyi, boşver, boş işler onlar.
Bizim asıl ve asli görevimiz; kulaklardan çıkan kulaklıkları tekrar yerine takmak, numaraları tuşlamaya yardım etmek, tekrar tuşlamak hatta, saç düzelt, kulaklık tak, numaraları gördükçe, " anne anne, anne , numarayı basayımmılara" cevap ver, kulaklık düşer, kulaklık tak," anne ... numaraya ne zaman gelicez, geldik mi, basayım mı, geldik anne, basayım mı" " bas kızım, sende kurtul bende kurtulayım " " anne yine çıktı kulaklık" " ver ben dinleyim anlatayım " " olmaz ben dinleyim, ben anlatayım " " anneee kulaklık" ... hazine odaları gezilirken turistlerin ardından sıralara girmeler. "Kızım çık oradan bitmez yoksa bu çile."  Kendi saraylarımızı rahatça gezememek ne kötü.


Sağolsun insanlarda o vitrinlerin önüne yapışmış, alamıyorsun. Didem'in dediği gibi " değerli takıları üstlerinde hayal ediyorlardı herhalde"  Adım adım gez, ama kulaklık katili olma diye zor tut kendini. Çünkü diğer ucunda kimliği bırakmışız karşılığında.
 


İşte böyle tükene tükene, bir Topkapı Sarayı gezisi yaptık. Harem'siz :) Bize bu bile fazlaydı. Numaralar bir an evvel bitsin diye dua ettim içimden. Kulaklık bilmem kaç defa kulağa oturtuldu, her defasında kopartma fikriyle birlikte. Hem kulak, hem kulaklık :)

 
Hiç yorulmak bilmeyen ben, yoruldum, bitkin düştüm, bacaklarım ağrıdı, kalçalarım ağrıdı, başım hafiften ağrıdı, karnım deli gibi acıktı. Hadi Mc Donalds'a dedim. Ne zaman gelicez, ne kadar yürüyeceğiz marşıyla birlikte orayada vardık, Allah'ın izniyle :) Yedik içtik, keyif yaptık, neyse, hepimiz sakinledik. Sesli rehber ve Topkapı Sarayını geride bırakarak, eve doğru yol aldık.


 
Herşeye rağmen keyifliydi. Bugünleri anıp, güleriz herhalde.

10 yorum:

deeptone dedi ki...

oh oh ne güzel.
:)
hoş bi mimin var bende.
:)

annemahsustan dedi ki...

Çok keyif almışsın anlattıklarından: )
Çocuklarla her dışarı gezmesi böyle sanırım. Bazen büyümesinler diyorum: )

coletté dedi ki...

Her ne kadar sen anlatırken ben okurken yorulduysak da :) Dediğin gibi "ararsın bu günleri" Zeynepciğim!
Çocuklar çok enerjik lafa da yorulmuyorlar bizde de hal yok ... Bu hepimizde aynı galiba.

Biz de ev taşıdık ya eski kasetleri bulduk,taa bizim oğlan ortaokuldayken (bir zamanlar ortaokul vardı ya) amanınn onda ne çene varmış,bizde de ne sabır. Beğendim kendimi :)))
Şimdi koskocaman adam oldu,bul bulabilirsen . İşte böyle ...

Sevgiler hepinize güneşli bir İzmir öğleden sonrasından!

gooogoook dedi ki...

Çok keyifli bir ziyaret olmuş gerçekten de ama ben çocuklara özellikle bayıldım ne kadar tatlı ve masumlar:) çok tatlılar.

Buket dedi ki...

biz de kulaklığı ilk pelinle viyanada denedik. pelinin çok hoşuna gitmişti. bu arada ben de mart ayında pelini kadıköyde devlet operasının haftasonu müzikaline getirmeyi düşünüyorum. siz de gelirmisiniz?

Didem Yazici dedi ki...

Zeynepcim, cok guzel anlatmissin gezimizi. Benim gerginliklerimden bahsetmemissin :) bir ara tekrar birlikte muze gezelim.

Buketcim, bizde geliriz muzikale. Kadikoyde hic gitmemistik, senin sayende gideriz :)

Yaşam İzi dedi ki...

Evet Zeynep Hanım, Topkapı sarayı gezmekle bitmeyen bir saray.Tarihe karşı ilgim yoğun olduğu için araştırarak gidiyor her defasında yeni bir şey keşfediyorum.Ben de ilerleyen günlerde blogumda topkapı sarayına yer verecem.Sizin de geziniz güzel bi gezi olmuşa benziyor.

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Mücadele içinde de geçse önemli bir gezi olmuş çocuklar için Zeynepcim. Olsun yine de sana da iyi gelmiştir ağrıların geçinde sindirmişsindir belki;)))

laleninbahcesi dedi ki...

Zeynepcim o camların önüne yapışanlar beni de deli ediyorlar...

Çin sergisini çok merak ediyorum ben de.


Ben de ilk gittiğimde Melissa kadardım. O zaman kulaklık falan ne gezer. Ama şimdi sergilenmeyen şeyler vardı,üst odalar çaıktı. Şehzadelerin kanlı elbiseleri hala gözümnün önünden gitmiyor mesela...

Yine de keyifli bir gezi olmuş belli.

Elifinelizi dedi ki...

hehehehe Melisa bu enerji bitermi onda :)
görmeyi çok arzu ettiğim yerlerden biri ve halen göremediğim için üzüldüğüm dolu dolu geçmiş bir tatile benziyor.