25 Ocak 2014 Cumartesi

365 GÜNLÜK'le karşılaştık.



Günün anısına.
 
Yine cumartesi, yine koşturma. Sınavdan çıkmış, her haftaki   monoton koşturmacanın içinde yine , Melisa'yı Taksim'e Fransızca kursuna götürürken, metroda tatlı bir ses, bizimle konuşmaya başladı. Beni çok uzun zamandır takip eden, sevgili Elife. Halbuki o bana hiç yorum bırakmazken , yani ben onun farkında değilken, benim hakkımda ne çok şey biliyormuş. Aslında o anda oradan hiç ayrılmak istemedim. Ama zamanla yarışıyorduk. Ayrılırken, aklımda olan tek şey, şu sanal dünya sayesinde aslında birbirimize ne kadar yakınızda haberimiz yok. Elife ile belki o an ayrıldık, ama zaten istediğimiz her an birbirimize ulaşabilir  durumda olacaktık. Elife ile tanışmak isteyen
http://elife-365.blogspot.com.tr/ . Biz en kısa sürede benim atölyemde oturup sohbet edeceğiz.

 
Hava o kadar güzel ve berraktı ki vapurda üst katta oturduk.
Yeni bir motordu sanırım, her yer bembeyazdı.
Bu beyazlık , saf görüntü ve temizlik, beni fotoğraf çekmeye itti.


Gelecek haftalarda aynı vapura denk gelmeyi umuyorum. 
 
 Bu kız poz vermeyi çok iyi biliyor.

Melisa'ya geçen günlerde uykudan uyanıdırken öpüp koklama seansları esnasında " Melisa ben senin adını yanlış koydum galiba , senin adın kartopu olmalıydı," demiştim ve " bundan sonra senin adın kartopu olsun " demiştim. Gözlerin açan cimcime, " gerçekten mi anne " diyip mutluluktan havalara uçmuştu. Hatta bir kaç gün  Melisa diyememiştim. Her Melisa deyişimde beni uyarıyordu, " kartopu anne , kartopu diyecektin unuttun mu" diye uyarıyordu. Bununla kalmayıp, okulda öğretmenine ve arkadaşlarına, " annem benim adımı değiştirdi, benim adım artık kartopu "demiş. Konuyu gayet ciddiye almış yani.  :) İşte bu resim , ona neden kartopu ismini koyduğumun kanıtı. Bu arada dudaklarında ruj yok. Doğal hali.:)


                     


Ah Melisacım. Beni yine hüzünlü, düşünceli çekmişin.
 
 
Not: Vatikan ve Venedik fotoğrafları o kadar çok ki, ayrıştıramadığım için buraya koyamadım. Onları koyamadığım için, günlük yaşantıdan paylaşımı unuttum. Elife'ye de söz vermişken, dönüşü hızlı yapayım diyorum.

4 yorum:

francesca mckennitt dedi ki...

Melisa ne kadar büyümüş... Ve böyle bir annesi olduğu için çoook şanslı gerçekten.

Burcu dedi ki...

O atolyede ben de bir kahve icmek ve sohbete doymak istiyorum zeynom :)) ayrica kartopuyla tanismak isterim ve dudak rengi de harika opuldunuz uzaklardan sevgiler kartopuna da selamlar :))

Didem Yazici dedi ki...

Ne güzel bir karşılaşma olmuş. Ben takip ettiğim blogcularla hiç karşılaşmadım, heyecanlı olmalı !
Kartopu güzel bir isim olmuş Melisa'ya. Pamuk prenseste olabilir :)

Elife dedi ki...

Sevgi için görmek, konuşmak, aynı ortamda olmak gerekmiyormuş. Bir ipin ucunu tutabilmekmiş marifet.
Paylaşımlarınız o kadar samimi o kadar tanıdık ki
Sizinle karşılaştığımız için gerçekten mutluyum.
Yeniden görüşmek için kahve de bahanemiz olsun
Sevgilerimle,