28 Ocak 2014 Salı

ARA GÜLER / Muharrem Buhara

 
Biyografi
Muharrem Buhara
ARA GÜLER
101 sayfa
 
 
Çocuklarında anlayabileceği bir dilde hazırlanmış bir hayat öyküsü.
 
Ara Güler   Foto muhabiri / Nezih Tavlaş 'ın  kitabıyla hayranlığım sevgim büyümüştü.

Burada ki yazımda bahsetmişim.
Çok tanışmak isterdim, ama henüz imkan olmadı.
Keşke şimdi hasta yatağında olsa bile ziyaret edebilseydim.
 
Kitabın sadeliği, sürükleyiciliği çok iyi. Çocuklar bu kitabı okuyunca Ara Güler'i çok sevecek buna eminim. Ama anneler babalar da okusun bence. Çok iyi tanımayanlar, biz Türk milleti olarak ne kadar değerli bir insana sahibiz , daha iyi anlayabiliriz. Ama bunun yanında mutlaka Nezih Tavlaş'ın uzun bir röportajını içeren kitabını okumayı ihmal etmeyin. Muharrem Buhara, kendisinden de destek almış bu kitabı hazırlarken. Nuh'un gemisinin ilk kimin tarafından fotoğraflandığını, kurukafa avcılarının ülkesine seyahati, çocukluk maceralarını okurken kitabın sayfalarında bir uçuşa geçeceksiniz eminim.
 
 
Kitabın yazarı, Muharrem Buhara'nın son sözünü paylaşıyorum. Kitabı size daha güzel açıklayacak.

27 Ocak 2014 Pazartesi

Kart etkinliği ve Postcrossing

www.gretaninkelebekleri.blogspot.com  sayesinde bu sene yılbaşı kart etkinliğine katılmıştım. Gelen posta kartları ben ve ofiste ki arkadaşlarımı çok memnun etti. Bana ulaşana kadar herkes bir göz attı. Bu alışkanlığı hiç kaybetmesek keşke.



Öncelikle Gretanın kelebeklerinin sahibi, sevgili Elife, sonrasında kartı ulaşan tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Nurşen ve Lala ablamı da unutmuyorum.Ayrıca Sevgili Nessin kelebekleri , Nesrin'le sürekli kartlaşıyoruz biz.
 
Bunun dışında kart etkinliğinde hızımı alamayan ben, Geçen seneden beri Postcrossing'e üye oldum.
Vakit buldukça, oradan da dünyanın her yerine kart gönderiyorum ve tabii ki kart geliyor. Son bir ayda gelen kartlar....

Finlandiya, Almanya, Rusya, Amerika, Hindistan, Hollanda, Fransa, Norveç, Çek cumhuriyeti

 
Bu kartlar ulaştıkça, arkalarında ki iki satır yazıyı okudukça dünyalar benim oluyor. Pulların ve içten yazılan cümlelerin tadına doyum olmuyor. Postcrossing' e sizde üye olun. Tavsiye ederim.

25 Ocak 2014 Cumartesi

365 GÜNLÜK'le karşılaştık.



Günün anısına.
 
Yine cumartesi, yine koşturma. Sınavdan çıkmış, her haftaki   monoton koşturmacanın içinde yine , Melisa'yı Taksim'e Fransızca kursuna götürürken, metroda tatlı bir ses, bizimle konuşmaya başladı. Beni çok uzun zamandır takip eden, sevgili Elife. Halbuki o bana hiç yorum bırakmazken , yani ben onun farkında değilken, benim hakkımda ne çok şey biliyormuş. Aslında o anda oradan hiç ayrılmak istemedim. Ama zamanla yarışıyorduk. Ayrılırken, aklımda olan tek şey, şu sanal dünya sayesinde aslında birbirimize ne kadar yakınızda haberimiz yok. Elife ile belki o an ayrıldık, ama zaten istediğimiz her an birbirimize ulaşabilir  durumda olacaktık. Elife ile tanışmak isteyen
http://elife-365.blogspot.com.tr/ . Biz en kısa sürede benim atölyemde oturup sohbet edeceğiz.

 
Hava o kadar güzel ve berraktı ki vapurda üst katta oturduk.
Yeni bir motordu sanırım, her yer bembeyazdı.
Bu beyazlık , saf görüntü ve temizlik, beni fotoğraf çekmeye itti.


Gelecek haftalarda aynı vapura denk gelmeyi umuyorum. 
 
 Bu kız poz vermeyi çok iyi biliyor.

Melisa'ya geçen günlerde uykudan uyanıdırken öpüp koklama seansları esnasında " Melisa ben senin adını yanlış koydum galiba , senin adın kartopu olmalıydı," demiştim ve " bundan sonra senin adın kartopu olsun " demiştim. Gözlerin açan cimcime, " gerçekten mi anne " diyip mutluluktan havalara uçmuştu. Hatta bir kaç gün  Melisa diyememiştim. Her Melisa deyişimde beni uyarıyordu, " kartopu anne , kartopu diyecektin unuttun mu" diye uyarıyordu. Bununla kalmayıp, okulda öğretmenine ve arkadaşlarına, " annem benim adımı değiştirdi, benim adım artık kartopu "demiş. Konuyu gayet ciddiye almış yani.  :) İşte bu resim , ona neden kartopu ismini koyduğumun kanıtı. Bu arada dudaklarında ruj yok. Doğal hali.:)


                     


Ah Melisacım. Beni yine hüzünlü, düşünceli çekmişin.
 
 
Not: Vatikan ve Venedik fotoğrafları o kadar çok ki, ayrıştıramadığım için buraya koyamadım. Onları koyamadığım için, günlük yaşantıdan paylaşımı unuttum. Elife'ye de söz vermişken, dönüşü hızlı yapayım diyorum.

1 Ocak 2014 Çarşamba

2014'Ü KARŞILAMAK

Her sene gibi, bu sene de evde yeni yılı karşılama hazırlıkları yaptım. Ama ilk defa dün gece ışıl ışıl mumları yakabildim. Aralık başından itibaren, haftada birkaç gün yakardım eskiden. Sürekli tekrarlıyorum, bundan da sıkılıyorum ama, fırsatım olmadı diyeceğim.

 
2014'te en fazla istediğim şeylerden biri kendime daha fazla vakit ayırmak. Daha fazla kitap okumak, film izlemek, resim yapmak istiyorum, kolaj konusunda daha iyi olmak, bir kişisel sergi daha açabilecek kadar daha resim yapabilmek istiyorum, ve tabii ki daha çok seyahat etmek istiyorum.
 
İşte daha az yorulmak, sinirlenmemek, daha rahat ve geniş bir insan olmayı diliyorum. Müşteri yönünden şans istiyorum. Ben aramadan, onlar beni tavsiye ile arasınlar, hem çok yükleri olsun, hem de yüksek navlunlar ödesinler. Yükleri vaktinde gelsin, gitsin. Onlar mutlu olsun ben mutlu olayım. Bol ziyaret imkanım olsun. Özellikle trafikte hiç zorluk çekmeden, ayda 30 adet ziyaret hedefini her ay tutturabileyim. Eve yorgun olmadan gelmiş olayım. Tükenmeden günümü kendi yapmak istediklerimle bitirebileyim.

 
Eşimle, annemle , babamla daha fazla vakit geçirmek, yemek yapmak için vakit ve güç istiyorum.
Kızıma da pek tabii vakit ayırabileyim, ders çalıştırmak, ve oyun oynamak , ve sohbet etmek için.

 
Evimin köşe bucak dağınıklığını toparlayabilmek için vakit ve fırsat istiyorum.

 
Ders çalışabilmek içinde fırsatım olsun, ama aynı anda, blog yazılarıma da vakit ayırabileyim.
Eskiden ne yazacağım diye düşünürken, konular birikti, ama ben yazamıyorum. Halen İtalya yazıları bitmedi mesela...

 
Candy crash 'den bıkmayı diliyorum. Patır patır bitireyim, bitsin artık.

 
İnstagram ve özellikle ilgilenemediğim Pinterest için de vakit istiyorum.

 
Kuzenlerimle , akrabalarımla, arkadaşlarımla görüşebilmek için de fırsat ve vakit istiyorum.
Hatta yeni arkadaşlar var, görüşmek için fırsat yaratmam gerekiyor.

 
Evde yapılacak değişiklikler için, hatasız , orantılı ve aşırıya kaçmadan eşya seçebilmeyi diliyorum.

 
Çevremde ki herkese süpriz yapabilmek için küçük fırsatlar istiyorum.

 
İyi bir kazanç, güzel bir ev, sağlık, sıhhat, iç huzur, dinginlik, uyum, merhametime sınır, hüzünlü ruhuma son, endişelerime nokta istiyorum.
 
Çok şey istemiyorum yani...