SALZBURG VE MOZART

 
Bir sürü gezilerimiz olmuştu . Mesela bu yazıyı hazırlamışım bırakmışım.
Bazı fotoğrafların altına not düşmem gerekiyordu.

Prag'dan sonra Salzburg'a uğramak programımızda yoktu. Hedefimiz Hallstadt idi. Salzburg vakit darlığı açısından bir hayaldi diyebilirim. Benim çokça hayallerimden biri. Pragdan Hallstat yakınlarındaki otelimize gitmeden önce Salzburg'a da uğrarsak, herkesi ikna edebilirsem diye buketin http://pelinpembesi-buket.blogspot.com.tr/2015/05/salzburg-gezisi.html yazılarını yanıma almıştım.
Ama maalesef aksam olmak üzere şehre vardığımız için sadece yeme içme kısmıyla ilgilenebildik. Sanki hadi Salzburga uğrayıp bir kahve içelim dedik. Süper de oldu.
Aslında ne kadar çok yapılacak şey vardı. 




                                                      MAKART KÖPRÜDÜ
Şans eseri otoparkı ünlü caddesi Getreidegasse'ye yakın yerde bulmuşuz. Otoparktan çıktık direk ünlü köprüsü .
Gezmek için hiç zorlanmadık. Elimizde özet rehber olunca haritadan sokak isimlerini ve cafeleri bulmak kolay oldu.


 
Salzburg bir Mozart şehri. Her yerde Mozart'la ilgili bir şey var. Burası Mozart'ın doğduğu ev.



Getreidegasse Caddesi
 
Ünlü mağazalarının olduğu minik özenli cadde. Salzburg çok sakin, sade, ama çok yoğun kültür yüklü bir şehir.
 

 

Buket iyi ki bloğunda yazmış, biz de iyi ki bulup gitmişiz. Gerçek Mozart çikolatasının yapıldığı ve satıldığı iki dükkandan biri. Bu kafede meydan da oturup cafe melange içip, Mozartkugel yedik.
Burası orijinal bir yer içerisi de çok güzeldi, ama dışarda oturup, meydanı içine çekip tam karşıdaki
Cafe Tomaselli'yi izledik.



Orijinal Mozart çikolatasının ambalajı bu şekilde ve kendi mağazalarının dışında satılmıyor.  Her yerde gördüğünüz altın yaldızlı çikolatalar bu çikolatalardan değil. Orijinali bunlar.
 
Şimdi efendim, Cafe Fürst'de kahvemizi ve çikolatamızı yiyip içtikten sonra, karşısında ki Tomaselli'ye hemen gidemedik. Ama buraya dönüp geleceğiz nasıl olsa diyip, fotoğraflarımızı çektirdik. Tomaselli'nin üst katında , Mozart öldükten sonra eşi kalmış. İkinci defa evlenmiş ve hatta o kişi Von Nissen Mozart'a ait belgeleri toplayıp günümüze ulaşmasını sağlamış.

 


 
Vakit kısıtlı diye bu atlı arabalara da binemedik. Sanırım Arap turistlerden fırsat bulamayabilirdik.
Bu arada bu atlı arabaları ve sokakları temiz tutabilmek için her sokakta bir temizlik görevlisi elinde el arabası,  süpürge ve faraş dolaşıyordu. Adamızın sokaklarına benzemiyordu yani Salzburg sokakları.

 
 
 Meydanları gezmek  hangi çağda yaşadığımızı hissettirdi.


Geç vakit olduğu için Hohensalzburg kalesi, Salzburg Katedrali , Mirabel Sarayını gezemedik.
 
9. ve 10. yüzyıldan kalma Altstadt kısmını dolaştık.





 


Meydandaki Mozart heykeli





 
Bir daha Salzburg'a gideceğim, düğün tacımı da yanıma alacağım, ya da yenisini ve daha gösterişlisini alırım, sonra  takıp,bu arabalardan birine binip etrafa el sallayıp poz vereceğim.


Salzach nehri

Salzburg şehrinin sakin, elit sokakları, tam sağ tarafta yolun karşısında hayat daha renkli ve hareketli.
Stefan Zweig'ın evi var orada dediler. Buraya kadar gelmişken ben görücem dedim. Karanlık hızlı bir şekilde basmaya başladı. Arkadaşlarımızı ve kızımı aşağıda bırakarak eşimle birlikte koşar adım , dik yokuşları tırmandık. Rüyada koşturmaca gibiydi. Nasıl bir yokuş tırmandık. Tırmanırken Salzburg'un tepeden görüntüsünü görmeye başladıkça biz nereye düştük nasıl buralara geldik, bu bir hediye mi yoksa hayatın bundan sonraki kısmı için buradan mahrum kalıp acı çekmek mi dedik birbirimize.


Tepeye çıkan yokuşlardan biri. Evler yokuşta bile birbirine avlu ile bağlı.

Stephan Zweig'in evi ve çevresini ayrı bir yazıda ileteyim.
Aşağıdaki manzara ile de ilgili bir hatırası var. Hepsini ayrıntılı yazmak istiyorum.


Keşke tam tepede daha güzel fotoğraflarım olmuş olsaydı size gösterecek.











Yorumlar

Ah..ne iyi etmişsiniz o tepeye çıkmakla, tahmin debiliyorum hislerinizi!.koştur koştur, heyecanla..sonra karşına çıkınca o muhteşem manzara. Faytonlarla ilgili ayrıntı ah dedirttir bana.. ah keşke bizde de olsa o temizlikle ilgili detaylar.. İnsan çok üzülüyor niye kendi ülkemizde biz bunları yaşıyamıyoruz diye. Oysa ne muhteşem bir coğrafyaya sahibiz!. ama aması var? neyse..bildiğimiz şeyler. Yazmaya devam edelim Sevgili Zeynep. Bunlar hep okurlar içinde faydalı, hem de bir çeşit kendi tarihlerimize de not düşmüş oluyoruz, bu bence çok güzel. Öncelikle kendimize ve sevdiklerimize güzel bir armağan. Devamını bekliyorum. Sevgilerimle..

Popüler Yayınlar